On Numara Haber - Güncel Haberler https://onnumarahaber.com Gündemi Takip Edin! tr-TR On Numara Haber © 2026 | Tüm hakları saklıdır. News Wed, 24 Jun 2026 14:02:42 +0000 5 hourly 1 <![CDATA[Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel İstifamı Edecek?]]> https://onnumarahaber.com/catalca-belediye-baskani-erhan-guzel-istifami-edecek-h3327.html Son günlerde İstanbul yerel siyasetinin en hareketli duraklarından biri de şüphesiz Çatalca. Sosyal medya platformlarında ve ilçe kulislerinde dalga dalga yayılan bir iddia var: Cumhuriyet Halk Partili Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel’in partisinden istifa edip, başka bir siyasi partiye geçeceği konuşuluyor. Fısıltı gazetesinin sesini yükselttiği bu günlerde, iddiaların merkezine Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve AK Parti’nin isimleri yerleştiriliyor.

Peki, bu iddialar ne kadar gerçekçi? Sokaktaki söylentilere ve sosyal medyadaki dezenformasyona bakarak yön tayin etmek bizi büyük bir yanılgıya götürür. Net bir şekilde ifade etmek gerekir ki, Erhan Güzel’in başka bir partiye geçeceği yönündeki iddialar tamamen asılsız birer dedikodudan ibarettir.

Siyasi Çizgide "Dik Duruş" ve İşaret Fişeği

Erhan Güzel’i yakından tanıyanlar, onun siyasette uzun soluklu bir kariyer planladığını iyi bilir. Siyasette yarını inşa etmek, bugünkü omurgalı duruşa bağlıdır. "Bugün parti değiştiren, yarın bana neden ihanet etmesin?" algısının siyaset arenasındaki karşılığı ağırdır. Güzel de bunun farkında olarak, yola çıktığı ekiple yürümeye devam edecek bir profile sahip.

Eğer Çatalca için illa ki bir "eksen kayması" veya parti değiştirme senaryosu yazılacaksa, bu ancak Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi iç dinamiklerindeki olası bir bölünmeyle mümkün olabilir. Başkan Güzel, bugün ancak Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel gibi aktörlerden gelecek bir işaret fişeğine bakar. Onların öncülük edeceği yeni bir siyasi oluşum dışında, Erhan Güzel’in macera arayarak saf değiştirmesini beklemek tamamen hayal ürünüdür.

Akçeli İşler Onun Semtine Uğramaz

Belediyelere yönelik yürütülen son denetim ve operasyon dalgası, ister istemez "Sıra Çatalca’da mı?" yorumlarını beraberinde getirdi. Bu noktada dedikodu ile gerçeği birbirinden çok keskin çizgilerle ayırmak gerekiyor.

Erhan Güzel ile mesai harcamış, onu yakından tanıma fırsatı bulmuş biri olarak dürüstlüğünün altına imzamı rahatlıkla atabilirim. Güzel; usulsüzlükle, yolsuzlukla veya şaibeli işlerle işi olacak, bu tarz gri alanlara yaklaşacak bir isim değildir. Nitekim geçtiğimiz günlerde gazeteci Mehmet Mert de kendi YouTube kanalında Güzel'i sert sözlerle eleştirirken, dosyanın bu kısmını tamamen dışarıda bıraktı. Eleştiriler ne kadar yoğun olursa olsun, hiç kimse Erhan Güzel’in dürüstlüğüne ve temiz belediyecilik anlayışına gölge düşüremiyor.

İyi Bir Belediyeci, Zayıf Bir Belediye Başkanı

Ancak dürüstlük, tek başına başarılı bir yönetim için yeterli midir? İşte Çatalca’nın asıl düğümlendiği yer tam olarak burası.

Erhan Güzel, Çatalca Belediyesi’nde 10 yıl boyunca müdürlük, başkan yardımcılığı "ikinci adam" olarak görev yapmış, ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde tecrübe kazanmış, mutfağı çok iyi bilen iyi bir teknokrattır. Kendi alanında uzmanlığı, teknik bilgisi ve mesleki tecrübesi olan yani iyi bir belediyecidir. Fakat ne yazık ki dümene geçtiğinde, "iyi bir belediye başkanı" profili çizememiştir. Çatalca halkı için Erhan Güzel, şimdilik büyük bir hayal kırıklığıdır.

Bugün Çatalca sokaklarında yükselen en büyük serzeniş; doğru dürüst bir hizmetin, somut bir icraatın görülememiş olmasıdır. Gazeteci Sayın Mehmet Mert'in de youtube kabalında haklı olarak vurguladığı gibi, ortada adeta bir "sosyal medya fenomeni" gibi hareket eden bir belediye başkanı figürü var. Yakasına taktığı mikrofonla sokak sokak gezen, sürekli videolar yayınlayan ama iş icraata, kalıcı yatırımlara ve vizyoner projelere geldiğinde sınıfta kalan algı peşinde koşan bir yönetim anlayışı izliyoruz.

Hayal Gerçek Oldu, Ya Çatalca’nın Geleceği?

Öyle görünüyor ki Erhan Güzel’in en büyük hayali "Çatalca’ya iz bırakacak hizmetler sunmak" değil, sadece "Belediye Başkanı olmak"tı. Güzel geldi ve kendi kişisel hayalini gerçekleştirdi. Koltuğa oturdu, ancak o koltuğun ağırlığını şuana kadar sahada icraata dönüştüremedi.

Sonuç olarak; Erhan Güzel hakkında ortaya atılan yolsuzluk iddiaları da, başka partilere transfer olacağı söylentileri de boştur. Hesap vermekten korkmayan dürüst bir başkandır, gerekirse çıkar hesabını kendi partisinde verir. Ancak Çatalca halkı video izlemekten sıkıldı; artık dijital etkileşim değil, sokakta hizmet ve gerçek belediyecilik görmek istiyor.

Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel’in seçim dönemindeki hedeflerini, vizyonunu ve göreve başlarken yaptığı açıklamaları doğrudan kendi ağzından dinlemek isterseniz, Erhan Güzel’in sosyal medya hesaplarındaki videolardan hepsi zaten mevcut "belediye başkanlığı vizyonu ile icraat dengesi" arasındaki farkı daha iyi analiz etmenize yardımcı olacaktır.

]]>
https://onnumarahaber.com/catalca-belediye-baskani-erhan-guzel-istifami-edecek-h3327.html Tue, 23 Jun 2026 21:10:36 +0000
<![CDATA[ÇATALCA’DA CHP’Lİ MECLİS ÜYESİ Artık demir almak günü]]> https://onnumarahaber.com/catalcada-chpli-meclis-uyesi-artik-demir-almak-gunu-h3264.html Çatalca Belediyesi’nin CHP’li meclis üyesi Eftal Korkmaz, Cuma günü uzun süren meclis toplantısının ardından, sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla ilçe gündemini sarsmıştı. CHP içindeki dengeler açısından kritik bir dönemde, Korkmaz’ın bu paylaşımları ve plan bütçe komisyonundaki konumu, parti içi mücadeleyi yeniden alevlendirdi. Korkmaz, paylaşımlarında, “Artık demir almak günü gelmişse bu zamandan meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Veda etme zamanı geldi…” diyerek bir ayrılığı işaret ediyor; diğer bir paylaşımında ise, “Bu ülke çok zor günlerden geçiyor. Ekonomi, adalet, eğitim, demokrasi sorunları var. Ama en büyük sorun, bu iktidarı değiştirmek için umut olan CHP’nin kendi içinde bitmeyen kısır çekişmelerle enerjisini tüketmesidir” diyerek parti içi hesaplaşmaya dikkat çekti.

[caption id="attachment_3265" align="alignnone" width="200"] Screenshot[/caption]

Peki Korkmaz’ı bu paylaşıma iten neydi? Kulislere göre, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı görevini yürüten Korkmaz, Ak Parti karşısında sergilediği duruşuyla dikkat çekmiş; ancak çalışmalarını tamamlayabilmek için bir yıl daha görevde kalma talebi, Grup Yönetimi tarafından reddedilerek, yerine Mustafa Yüksel’in getirilmek istenmesi krize yol açtı. Korkmaz, bu hamleye sert tepki gösteriyor; zira kendisi CHP içindeki muhalif kanattan geliyor ve geçmişte Mehmet Çoban’ın ekibinde yer almıştı. Bu durum, bazı isimler tarafından onu parti içinde hedef haline getirdi. Erhan Güzel yönetimindeki Çatalca Belediyesi’nde, Korkmaz’ın son günlerdeki çıkışları ve tespitleri öne çıkarken, bu durum bazı partililerinde rahatsızlık yaratıyor yorumlarıda öne çıkıyor. Kamuoyunda, sosyal medyadaki veda mesajları partiden istifa sinyalleri olarak yorumlanırken, gerçekten CHP’den kopuşun başlangıcı mı? Öte yandan, Belediye Başkanı Erhan Güzel, CHP’li meclis üyeleri arasındaki dengeleri korumaya çalışırken, kamuoyuna yansıtılmamaya çalışılan iç çekişmelerin gölgesinde, bazı kırılmalar yaşanabilir mi? Geçmişte, CHP’li Meclis Üyesi Meriç Güleç de benzer bir tartışma sonrası parti içi istifa sinyali vermiş, ardından barışla geri dönmüştü.

]]>
https://onnumarahaber.com/catalcada-chpli-meclis-uyesi-artik-demir-almak-gunu-h3264.html Sat, 11 Apr 2026 13:11:00 +0000
<![CDATA[Çatalca İftar Fiyaskosu]]> https://onnumarahaber.com/catalca-iftar-fiyaskosu-h3233.html Sevgili okurlar,

Ramazan Ayı'nda düzenlenen toplu iftarlar yıllardır tartışılıyor. Ancak Çatalca’da yaşanan son olay, artık bu tartışmayı “israf” boyutundan çıkarıp doğrudan halk sağlığı ve yönetim sorumluluğu noktasına taşımıştır.

Kadir Gecesi’nde Çatalca Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan 5000 kişilik öngörülen iftar sofrası, ne yazık ki bir dayanışma tablosu değil, tam anlamıyla bir organizasyon fiyaskosu olarak hafızalara kazındı.

İftar saatinde dağıtılan yemeklerle ilgili vatandaşlardan yükselen şikayetler son derece ciddi:

Yemeklerden kötü kokular geldiği, bazı vatandaşların yemekleri hiç yiyemeden alanı terk ettiği, bazılarının ise birkaç lokmadan sonra bırakmak zorunda kaldığı ifade ediliyor.

Daha da vahimi şu:

İnsanlar iftar yapmaktan çok, “zehirlenmediklerine şükrettiklerini” söylüyor.

Bu tabloyu “küçük bir aksaklık” olarak açıklamak mümkün mü?

Yüzlerce kişiye yemek dağıtılan bir organizasyonda, o yemeklerin önceden kontrol edilmemesi nasıl izah edilebilir? Bu durum açıkça bir denetim zafiyeti, hatta ihmaldir.

Olayın ardından Çatalca Belediyesi tarafından bir açıklama yapıldı ve konunun soruşturulacağı belirtildi. Ancak burada asıl sorun, olayın yaşanmış olması kadar, sonrasındaki yönetim refleksidir.

Çünkü vatandaş tepkisini doğrudan muhatabına, yani Belediye Başkanı Erhan Güzel’e yöneltti.

Peki ne oldu?

Normalde en küçük etkinliği, en sıradan günü dahi sosyal medya hesaplarında paylaşan bir yönetim anlayışı; böylesine ciddi bir olay karşısında sessizliğe büründü.

Belediyenin yaptığı resmî açıklama, başkanın kendi hesaplarında yer bulmadı. Sadece Çatalca Belediyesi’nin sosyal medya hesabından yayınlandı.

Bu sessizlik neyin göstergesi?

Kriz anlarında yöneticiler ortada olur. Açıklama yapar, sorumluluk alır, kamuoyunu doğrudan bilgilendirir. Burada ise tam tersi bir tabloyla karşı karşıyayız:

Vatandaş konuşuyor, şikayet ediyor, tepki gösteriyor… Yönetimin başındaki isim ise susuyor.

Bu kabul edilebilir mi?

Elbette tedarikçi firma hatalı olabilir. Ancak bu tür organizasyonlarda sorumluluk zinciri en üstten başlar. Denetim yapılmadıysa, bunun hesabı da verilmelidir.

Çatalca’daki bu olay artık sadece bir iftar organizasyonu meselesi değildir.

Bu olay, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı,

organizasyonların ne kadar ciddiyetle yürütüldüğü

ve en önemlisi, kriz anlarında yöneticilerin nasıl davrandığı sorularını gündeme getirmiştir.

Ramazan Ayı, gösteriş değil sorumluluk ayıdır.

Sofra kurmak kolaydır; o sofrada güveni sağlamak ise yönetim becerisi ister.

Ve görünen o ki, Çatalca’daki bu iftar programı ne yazık ki Çatalca Belediyesi açısından başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

]]>
https://onnumarahaber.com/catalca-iftar-fiyaskosu-h3233.html Tue, 17 Mar 2026 17:49:03 +0000
<![CDATA[Acı kaybımız]]> https://onnumarahaber.com/aci-kaybimiz-h3226.html https://onnumarahaber.com/aci-kaybimiz-h3226.html Mon, 16 Mar 2026 23:32:29 +0000 <![CDATA[Şiirin Analitik Yüzü: Eristik Çıkarsama]]> https://onnumarahaber.com/siirin-analitik-yuzu-eristik-cikarsama-h3212.html Akademik başarıları ve eğitimci kimliğiyle tanınan Kenan Yavuz, uzun süredir merakla beklenen şiir kitabı “Eristik Çıkarsama” ile okurlarını derin bir düşünsel yolculuğa çıkarıyor. Mahfel Yayıncılık etiketiyle raflardaki yerini alan eser, modern Türk şiirine analitik bir soluk getirmeyi hedefliyor.

Akademik Titizlik Şiirle Buluştu

Yazın hayatına 2015 yılında Nermin Bezmen’in eserlerini psikanalitik bir çerçevede ele aldığı inceleme kitabıyla güçlü bir giriş yapan Kenan Yavuz, ikinci kitabında rotayı şiire kırdı. "Eristik Çıkarsama" adını taşıyan yeni eserinde yazar, kuramsal metinlerin sınırlarını aşarak; antik felsefede "tartışma ve haklı çıkma sanatı" olarak bilinen eristik kavramını imgesel bir dille yeniden yorumluyor.

Anadolu’nun Sinesinden Harflerin Gücüne

1977 Gaziantep doğumlu olan ve Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Yavuz, meslek hayatı boyunca Türkiye’nin dört bir yanında öğretmenlik ve idarecilik görevlerinde bulundu. Halen Gaziantep Nuray Tuncay Kara Bilim ve Sanat Merkezi’nde (BİLSEM) görev yapan yazar, akademik disiplinini şiirsel estetikle harmanlayarak okuyucuya alışılagelmişin dışında bir deneyim sunuyor.

Sadece Duygu Değil, Zihinsel Bir İdman

"Eristik Çıkarsama", okuyucuya yalnızca bir duygu aktarımı vaat etmiyor; aynı zamanda zihni diri tutan bir "zihinsel antrenman" niteliği taşıyor. Kitabın temel taşını oluşturan “Gerçek ile Kurgunun Mükemmel Uyumu” anlayışı, Yavuz’un akademik geçmişinden süzülerek mısralara dökülüyor.

Modern şiir severlerin kütüphanesinde fark yaratacak olan eser, Mahfel Yayıncılık aracılığıyla tüm kitapçılarda ve online platformlarda okurlarını bekliyor.

]]>
https://onnumarahaber.com/siirin-analitik-yuzu-eristik-cikarsama-h3212.html Tue, 10 Mar 2026 10:03:55 +0000
<![CDATA[Lavanta Hayali Çöp Oldu]]> https://onnumarahaber.com/3193-h3193.html Çatalca Belediyesi’nin 2025 yılının Ekim ayında "Üreten Kent Çatalca" vizyonuyla hayata geçirdiği Kiptaş bölgesindeki Lavanta Bahçesi projesi, aradan geçen kısa sürede adeta kaderine terk edildi. Lavanta kokulu bir gelecek hayaliyle toprakla buluşturulan fidelerin yerini bugün yabani otlar ve çöpler aldı.

Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel’in, ilçedeki bir Anadolu Lisesi Tarım Sınıfı öğrencileriyle birlikte büyük coşkuyla lavanta fidesi diktiği o günler geride kaldı. "Yerel kalkınmaya önemli katkı" ve "sürdürülebilir tarım" vurgularıyla tanıtılan 2.500 metrekarelik Lavanta Bahçesi, bugün bakımsızlık ve ilgisizliğin adeta bir sembolü haline gelmiş durumda.

Vaatler ve Gerçekler Arasında 2.500 Metrekare

Belediyenin resmi kaynaklarında proje; kozmetik, temizlik ve tıbbi alanlarda katma değerli bir bitki olan lavantanın Trakya topraklarında yaygınlaştırılması ve gençlere tarım bilinci aşılanması amacıyla "örnek bir çalışma" olarak duyurulmuştu. Ancak bugün proje alanına giden vatandaşlar, lavantalar yerine kurumuş toprak, alanı tamamen istila eden yabani otlar ve çevreye saçılmış çöplerle karşılaşıyor.

"Tabela Bile Ayakta Duramıyor"

Projenin tanıtımı için dikilen "Lavanta Bahçesi Proje Alanı" yazılı tabela, günümüzde yerlere serilmiş, üzerinde "çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz" ibaresiyle adeta bugünkü içler acısı manzaraya ironik bir gönderme yapıyor. Sahadan gelen güncel fotoğraflar, bakımsızlığın sadece fidelerle sınırlı kalmadığını, projenin tüm altyapı ve çevre düzenlemesinin kaderine terk edildiğini gözler önüne seriyor.

Kamuoyu Soruyor: Emekler ve Kaynaklar Nereye Gitti?

"Üreten Kent Çatalca" hedefiyle yola çıkılan ve özellikle gençlerin tarıma olan ilgisini artırması beklenen bu proje, bugün sadece bir "fotoğraf karesi"nden ibaret kalmış görünüyor. Projenin hayata geçirilmesi sürecinde harcanan belediye bütçesi, lojistik emek ve öğrencilerimizin o günkü heyecanı düşünüldüğünde, alanın bu hale gelmesi ciddi bir "kamu zararı" ve "yönetim zaafiyeti" tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Belediye yetkililerinin "tarımın bereketiyle büyüme" sözlerini hatırlatan vatandaşlar, lavantaların akıbetini ve bu alanın yeniden ıslah edilip edilmeyeceğini merak ediyor.

]]>
https://onnumarahaber.com/3193-h3193.html Tue, 10 Mar 2026 09:27:29 +0000
<![CDATA[HASTANE OTOPARKI MI, BELEŞ OTOPARK MI?]]> https://onnumarahaber.com/hastane-otoparki-mi-beles-otopark-mi-h3183.html Şehrin Yeni 'Kurnazlık' Modası Hastaları Kapıda Bıraktı!

İstanbul’un çevre ilçelerinde baş gösteren otopark sorunu, vicdanları sızlatan bir boyuta ulaştı. Çatalca Devlet Hastanesi başta olmak üzere bazı sağlık kuruluşunun otoparkı, hastalar yerine araçlarını bırakıp işe giden "beleşçi" sürücülerin işgali altında. Acil servis önünde bile yer bulamayan hasta yakınları isyan bayrağını açtı.

İSTANBUL - Çatalca Devlet Hastanesi’nin 170 araçlık otoparkı, bugünlerde şifa arayanların değil, otopark ücretinden kaçanların adresi oldu. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte mahallelerden gelen onlarca sürücü, araçlarını "güvenli" ve "ücretsiz" olduğu gerekçesiyle hastane bahçesine bırakıp, kapı önünden geçen toplu taşıma araçlarıyla işlerine dağılıyor. Akşama kadar, hatta bazen günlerce hastane otoparkından çıkmayan bu araçlar, gerçek ihtiyaç sahiplerini kapıda bırakıyor.

ACİL SERVİS ÖNÜNDE "YER YOK" ÇİLESİ

Hastaneye nefes nefese yetişmeye çalışan, kucağında hastasıyla park yeri arayan vatandaşlar, dakikalarca boş yer bulabilmek için tur atıyor. Acil servisin tam önündeki alanlar bile, işe gitmek için metrobüse veya otobüse koşan sorumsuz sürücüler tarafından rehin alınmış durumda. Hastasını araçtan indirip içeri taşıyacak bir boşluk dahi bulamayan vatandaşlar, bu bencilliğin bedelini sağlıklarıyla ödüyor.

KOZMOPOLİT İLÇELERDE "PARK ET-DEVAM ET" KURNAZLIĞI

Benzer bir manzara Beylikdüzü ve diğer yoğun nüfuslu bazı ilçelerde de yaşanıyor. Şehir merkezindeki yüksek otopark ücretlerini ödemek istemeyen veya aracını sokak arasına bırakmaya çekinen kişiler, hastaneleri adeta birer "Park Et-Devam Et" istasyonuna çevirmiş durumda. Hastane yönetimleri, otoparkların 7/24 dolu olduğunu, bazı araçların günlerce yerinden kıpırdamadığını belirtiyor.

"Tek Rahat Karşı Taraf!"

Mağdur olan bir hasta yakını durumu şu sözlerle özetliyor: "Hastam acı içinde, ben yer arıyorum. Otopark ağzına kadar dolu. Bazı kişiler araçlarını burada otoparkta kilitleyip işine gitmiş. Hastane yönetimi rahatsız, biz perişanız; tek rahat olan o arabayı buraya bırakıp giden vicdansızlar!"

GÜVENLİK ÖNLEMLERİ YETERSİZ KALIYOR

Hastane yönetimleri özel güvenlik birimleri ile bu usulsüz parklanmaların önüne geçmek için yoğun çaba sarf etse de kalıcı bir çözüm henüz bulunabilmiş değil. Kamusal bir kaynağın bu denli verimsiz ve sorumsuzca kullanılması, sadece bir otopark sorunu değil, toplumsal bir etik sorunu olarak da karşımıza çıkıyor.

ÇÖZÜM BEKLENİYOR:

Vatandaşlar, hastane otoparklarının sadece hasta ve hasta yakınlarına tahsis edilmesini sağlayacak (plaka tanıma, hasta giriş kaydı teyidi vb.) radikal önlemlerin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyor. Şifa dağıtması gereken alanların, "otopark kurnazlığına" kurban edilmesi toplumun büyük bir kesiminden tepki toplarken bencil kişilerinde bu sorumsuz davranışlarına son vermesi bekleniyor.

]]>
https://onnumarahaber.com/hastane-otoparki-mi-beles-otopark-mi-h3183.html Tue, 03 Mar 2026 09:17:58 +0000
<![CDATA[Kaçak mı, Market mi? Asıl Mesele Ne?]]> https://onnumarahaber.com/kacak-mi-market-mi-asil-mesele-ne-h3170.html 17 Şubat’ta Adalet ve Kalkınma Partisi Çatalca İlçe Başkanlığı’nın resmi hesabından yapılan paylaşım ilçede adeta bir “kaçak yapı” alarmı verdi. Millet Bahçesi’nin ortasına kondurulan bir yapının kaçak olduğu iddia ediliyor, “gerekli yasal süreci başlatacağız” deniliyordu.

Sertti. Netti. İddialıydı.

Doğal olarak herkes Mart ayı meclis toplantısını bekledi. Çünkü bu kadar kesin konuşuyorsanız, mecliste bunun arkasını doldurmanız gerekir. Belgeler çıkar, ruhsat konuşulur, hukuk konuşulur.

Ama ne oldu?

Hiçbir şey.

AK Partili meclis üyeleri, sosyal medyada “kaçak” dedikleri yapıyı mecliste gündeme getirmedi. Tek bir cümle dahi kurulmadı. O zaman sormak gerekiyor: Ya ortada kaçak yoktu ya da bu çıkış sadece siyasi bir refleks olarak yapıldı.

Kürsüye bu kez Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel çıktı. Açıklaması netti: O yapı bir market olacaktı. Vatandaşın uygun fiyatla gıdaya ulaşacağı sosyal bir satış noktası.

Yaklaşık 20 metrekarelik bir konteyner.

Ve dahası… “Bir tane daha yapın” talimatı.

[caption id="attachment_3171" align="aligncenter" width="300"] Burada ince bir siyasi hamle olduğu açık. Eleştirilere karşı “biz halk için yapıyoruz” zırhı. Ülke ekonomisine gönderme. “Önce onları çözün” mesajı. Eleştireni ekonomik duyarsızlıkla suçlama stratejisi.[/caption]

Siyaseten akıllıca olabilir.

Ama şehircilik açısından doğru mu?

Mesele sadece “kaçak mı değil mi” tartışması değil. Mesele Çatalca Meydanı’nın ne olduğu. O meydan öyle kendiliğinden oluşmadı. Pazar yeri yıkıldı. Halk Eğitim Merkezi yıkıldı. “Meydan olsun, nefes alınsın” denildi.

Şimdi aynı meydana yeniden yapı koyuyoruz.

Adı market olabilir. Halk ekmek olabilir. Sosyal destek noktası olabilir. İsimler değişir. Ama gerçek değişmez: Kamusal bir boşluğun ortasına kalıcı bir yapı yerleştiriliyor.

Peki bu ilçe gerçekten bu kadar mı yer sıkıntısı çekiyor?

Belediye karşısında atıl duran yapılar var. Kültür merkezinde boş dükkânlar var. Nazım Özbay Kültür Merkezi var. Cumhuriyet Meydanının tam karşısında Çağlayan Ege Ticaret Merkezi var. İstenirse çözüm bulunur.

Ama tercih edilen yer, herkesin gözü önünde, meydanın tam ortası.

Kent estetiği sadece yol yapmak, bina yapmak değildir. Bazen yapmamaktır. Bazen boşluğu korumaktır. Bazen “buraya dokunmayalım” diyebilmektir.

20 metrekare küçük görünebilir. Ama mesele metrekare değil. Mesele zihniyet. Mesele kamusal alan anlayışı. Mesele siyasetin meydan üzerinden mesaj verme çabası.

Bir taraf “kaçak” diyor, öbür taraf “halk için market” diyor.

Ama kimse dönüp şunu sormuyor:

Bu meydan gerçekten korunuyor mu?

Uzaktan bakın Çatalca Meydanı’na. O konteyner oraya yakışıyor mu?

Siyaseti bir kenara bırakın.

Cevabı vicdanınız versin.

]]>
https://onnumarahaber.com/kacak-mi-market-mi-asil-mesele-ne-h3170.html Mon, 02 Mar 2026 19:59:59 +0000
<![CDATA[Buz Pistinde Kaygan Zemin, Algı Siyaseti mi ?]]> https://onnumarahaber.com/buz-pistinde-kaygan-zemin-algi-siyaseti-mi-h3155.html Bir önceki yazımda Çatalca Belediyesi tarafından kurulan buz pistinin Şubat ayı meclis toplantısında nasıl bir tartışmanın fitilini ateşlediğini yazmıştım. Yazının ardından telefonlarım susmadı. Ak Partili bazı isimler, sanki bu konuyu ben gündeme getirmişim, sanki “şişirme fatura” iddiasını ortaya atan benmişim gibi tepki gösterdi.

Oysa gerçek son derece net:

Ben iddia sahibi değilim.

İddia, Çatalca Belediyesi CHP Meclis Üyesi ve Belediye Başkan Yardımcısı Burak Tan tarafından meclis toplantısında dile getirildi. Elinde bazı belgeler olduğunu ima ederek konuştu, kağıtlar salladı. Ardından da bu konuşma videosunu alıp sosyal medya hesaplarından da yayınladı.

Yani iddia gizli değil, kapalı kapılar ardında değil.

Herkesin gözü önünde.

Ben de bir gazeteci refleksiyle şunu söyledim:

Rakamlar arasında konu fiyat farkı değil, izaha muhtaç devasa bir mali uçurumun olmasıydı. Sürece ilişkin tüm detayların, Çatalca Halkı'nda yarattığı şüpheyi yok etmek için açıklanması gerektiğini dile getirmiştim.

Yanlışsa da biri çıkıp doğrusunu anlatsın tarzında ifadeler kullanmıştım.

Yazımdan sonra beni arayan Ak Parti Meclis Üyesi ve Grup Başkan Vekili Lokman Naroğlu, mecliste Burak Tan’a gerekli cevabı verdiğini ve bu nedenle kendisinden özür dilemem gerektiğini söyledi.

Ama açık konuşacağım: Evet bişeyler anlattın ancak bu açıklama kamuoyunu ikna edecek yeterlilikte değildi.

“Orada sadece buz pisti yoktu, kaydırak da vardı” demek meseleyi açıklamıyor. Tartışma buz pistinin varlığı değil; rakamların nasıl sunulduğu, faturanın nasıl anlatıldığı meselesidir.

Ben küçük bir araştırmayla bazı bilgilere ulaştım.

Ve bu bilgiler, mecliste oluşturulmaya çalışılan algıyla örtüşmüyor.

Edindiğim bilgilere göre önceki dönem belediye yönetimi yalnızca bir buz pisti değil, kapsamlı bir etkinlik alanı kurmuş.

İşin toplam bedeli 15 milyon 386 bin TL + KDV. ( Rakamlarda ufak tefek kaymalar olabilir)

Ancak bu rakam, mecliste özellikle KDV dahil söylenerek daha yüksek bir algı yaratılmaya çalışılmış.

Asıl kritik nokta ise şu:

Buz pisti ve buz kaydırağının toplam maliyeti 4 milyon 374 bin TL.

Yani her birinin bedeli yaklaşık 2 milyon 187 bin TL.

Peki geri kalan para ne oldu?

Fatura kalemlerinde mobil tuvaletlerden çadırlara, kar makinesinden ahşap podyuma; buz hokeyi gösterisinden organizasyon ekibine, baskılı atkı ve berelerden pamuk şeker, patlamış mısır ve elma şekerine kadar pek çok gider yer aldığı iddia ediliyor.

LED ekranlar, ses sistemleri, ısıtıcılar vb.

Şimdi soruyorum:

Sayın Naroğlu, bu ayrıntılar mecliste açıkça anlatılsaydı bu tartışma bu kadar büyür müydü?

Ben bir gazeteci olarak bu bilgilere ulaşabiliyorsam, siz de ulaşabilirdiniz. Üstelik o dönemler sizde aktif görevdeydiniz. Belki ulaştınız, belki de o kısa açıklamanızı kendinizce yeterli buldunuz. Bilemiyorum artık.

Ama bir gerçek var:

Mecliste kağıtlar sallanıyor, “belge var” algısı yaratılıyor; ortada ise hala tek bir net belge yok.

Burak Tan, paylaştığı videonun altına firma isimlerini gizleyerek de olsa bu ayrıntılı faturayı ekleseydi, belki bugün bu satırları yazmak zorunda bile kalmazdık.

Bir başka kritik soru daha var:

Belediyelerin faaliyet raporları her yıl meclise gelir. Bu tür faturalar da o raporların gider kalemlerinde yer alır.

CHP’li meclis üyeleri ilgili komisyonlarda bu giderleri görmediler mi?

Gördülerse neden o gün itiraz edilmedi ve bugün ortaya atılan konu o zaman sorulmadı, gerekli incelemeler yapılmadı?

Neden komisyonlarda faaliyet raporunda şerh düşülmedi? ( Düşüldü ise de gündeme getirilmediği için bilgimiz yok)

Yoksa her şey şimdi mi fark edildi?

Daha da önemlisi:

Eğer bu fatura Çatalca Belediyesi adına kesildiyse, Denetim Komisyonu’ndan geçmiştir.

Diğer bir senaryo olarak belediyenin yan kuruluşu ÇATBEL adına kesildiyse, denetimin dışında kalmış olabilir.

Ama belediye adına kesilip denetim komisyonundan geçtiyse şu soruyu sormak zorundayız:

O komisyonda bulunan CHP’li üyeler o gün neredeydi?

Aldığım bilgilere göre, 2024 yılında yapılan bu organizasyonun faturası Çatalca Belediyesi adına kesilip 2025 yılında bu fatura kabul edildi mi, edilmedi mi?

Denetim Komisyonu ne yaptı?

Eğer her şey usulüne uygunsa komisyondan geçtiyse, belediye faturayı kabul ettiyse bugün neyi tartışıyoruz?

Yok değilse, neden açıkça konuşmuyoruz?

Bu buz pisti faturası meselesi aslında yalnız bir fatura tutarı meselesi değil. Bu konunun içinde göz önünde bulundurulması gereken pek çok sorun var.

Bu fatura Sayın Burak Tan'ın ima ettiği gibi şişirilmiş bir fatura ise CHP'li Denetim Komisyon Üyeleri bulundukları koltukları boşuna işgal ediyor, görevlerini gerekli bilinç ve hassasiyetle yerine getirmiyor. Bu durumda Çatalca Belediye Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Burak Tan'ın gerçek niyeti AK Parti'li geçmiş dönem yönetiminin gereksiz ve bilinçsiz harcamalarla halkın parasını nasıl çarçur edildiğini ispatlamaksa şimdi bunu sormak gerekir; komisyonda görevli partili meclis üyelerine bu faturayı nasıl görmezsiniz diye sordu mu? Denetim komisyonunda görevli kişilere görevini gerektiği gibi yerine getirmedikleri için, güven zedelenmesine sebebiyet vermelerinden dolayı bir yaptırım uygulandı mı? Çünkü hesabını vereceğiniz para babanızın parası değil bu halkın cebinden çıkan paradır. Ancak amaç halkın cebinden sorumsuzca harcanının hesabını falan sormak değil, sade mecliste muhalefet koltuklarında oturanları halkın gözünde itibarsızlaştırmak, iş bilmez olduklarını mı göstermektir? Herkes şapkasını alsın önüne koysun ve bir düşünsün üzerinize düşeni toplum sorumluluğunu gözeterek yerine getiriyor musunuz?

Ortada bir tablo var:

Kağıtlar havada, iddialar yüksek sesle dile getiriliyor ama belgeler hâlâ masaya konmuyor.

Ve kamuoyu artık şunu soruyor:

Gerçekleri mi konuşuyoruz, yoksa algı mı yönetiyoruz?

Benim beklentim çok basit:

Kağıt sallamak değil, belge göstermek ve oylarını verip sizleri bu göreve layık gören insanların sizlere yüklediği sorumluluk bilinciyle işinizi gerektiği gibi yerine getirmenizdir.

]]>
https://onnumarahaber.com/buz-pistinde-kaygan-zemin-algi-siyaseti-mi-h3155.html Mon, 09 Feb 2026 18:56:50 +0000
<![CDATA[Buz Pistinde Milyonlar Buhar mı Oldu…]]> https://onnumarahaber.com/buz-pistinde-milyonlar-buhar-mi-oldu-h3150.html Çatalca Belediye Meclisi’nin Şubat ayı toplantısı, alışılmış gündem maddelerinin çok ötesinde bir tartışmaya sahne oldu. Meclis salonunda bu kez sözler değil, rakamlar çarpıştı. Ve ortaya çıkan tablo, sıradan bir siyasi polemik olarak geçiştirilecek türden görünmüyor.

Tartışmanın fitili, önceki dönem AK Partili meclis üyelerinin eleştirileriyle ateşlendi. Mevcut yönetimi hedef alan sözlerin özeti şuydu:

“Bizi eleştiriyordunuz ama siz de aynı buz pistini kurdunuz.”

Siyasette bu tür karşılıklı ithamlar alışıldık bir tablo olabilir. Ancak Çatalca Meclisi’nde tartışma, iddiaların rakamlarla desteklenmesiyle bambaşka bir boyuta taşındı.

Çatalca Belediyesi CHP Meclis Üyesi ve Belediye Başkan Yardımcısı Burak Tan, eline aldığı faturalarla kürsüye çıktı ve meclis salonunda dikkatleri üzerine çeken açıklamayı yaptı:

Önceki dönemde, 2024 yılı Mart ayında kurulan buz pistinin maliyeti 20 milyon 600 bin TL idi.

Bugün ise aynı hizmetin 1 milyon 300 bin TL bedelle sağlandığını ifade etti.

Rakamlar telaffuz edildiği anda, tartışmanın yönü değişti. Çünkü ortada yalnızca bir fiyat farkı değil, izaha muhtaç devasa bir mali uçurum vardı.

Konunun ciddiyeti bununla da sınırlı kalmadı. Burak Tan, mecliste yaptığı bu açıklamanın görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı. Paylaşımın altına, Çatalca’nın önceki dönem belediye başkanlarından Fırat Aykut dikkat çekici bir yorum yaptı. Aykut, rakamların son derece ciddi olduğunu belirterek Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması gerektiğini dile getirdi.

Bu noktada yapılması gereken, tartışmayı siyasi kamplaşmanın ötesine taşımaktır. Çünkü mesele artık siyasi rekabet değil, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı sorusudur.

Ben de tartışmanın ardından konuyu araştırdım. Sektörde yapılan incelemeler ve güncel maliyet hesapları, bugün yaklaşık 20 ile 30 milyon TL aralığındaki bir bütçeyle, Çatalca ölçeğinde bir ilçeye çocukların ve gençlerin yıl boyunca faydalanabileceği kalıcı ve modern bir buz pisti yapılabildiğini ortaya koyuyor.

Bilgilerin doğruluğunu teyit etmek adına, meclis toplantısından bir gün sonra Burak Tan ile telefon görüşmesi yaptım. Kendisi mecliste dile getirdiği rakamların doğru olduğunu bir kez daha ifade etti.

Hal böyleyken kamuoyunun aklına gelen soruların cevapsız bırakılması mümkün değildir.

Bugün 1 milyon 300 bin TL’ye 30 günlüğüne kurulan bir buz pisti varken, geçmiş dönemde 20 milyon 600 bin TL’ye yalnızca 25 gün hizmet veren bir organizasyonun nasıl gerçekleştiği izaha muhtaçtır.

Bu durum, ister ihmal, ister yanlış planlama, isterse farklı bir gerekçeyle açıklansın… Ortaya çıkan tablo, kamu vicdanını rahatsız edecek büyüklüktedir.

Unutulmamalıdır ki Çatalca Belediye Meclisi, siyasi tartışmaların yapıldığı bir arena olmanın ötesinde, halk adına denetim görevi yürüten bir kurumdur. Bu nedenle meclis kürsüsünde dile getirilen bu iddialar, görmezden gelinecek ya da gündemin tozlu raflarına kaldırılacak konular değildir.

Önceki dönem belediye yönetimine düşen sorumluluk açıktır. Kamuoyunun karşısına çıkılmalı, sürece ilişkin tüm detaylar belgeleriyle birlikte şeffaf biçimde paylaşılmalıdır.

Çünkü bugün konuşulan mesele yalnızca bir buz pisti değildir. Konu, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı ve halkın parasının ne kadar titizlikle korunduğudur.

Sorulması gereken soru nettir:

Eğer bugün aynı hizmet çok daha düşük maliyetlerle sağlanabiliyorsa, geçmişte ödenen milyonlar hangi gerekçeyle kabul edilmiştir?

Bu sorunun cevabı verilmeden, Çatalca’da buz pistleri kurulsa bile tartışmaların buzunun çözülmesi kolay olmayacaktır.

Çünkü kamu kaynakları söz konusu olduğunda, hesap vermek bir tercih değil, zorunluluktur.

]]>
https://onnumarahaber.com/buz-pistinde-milyonlar-buhar-mi-oldu-h3150.html Sat, 07 Feb 2026 17:05:38 +0000
<![CDATA[Samimiyet Objektife Sığmaz]]> https://onnumarahaber.com/samimiyet-objektife-sigmaz-h3146.html Düne kadar İstanbul Gazeteciler Derneği’nin kapısını bilmediğini düşündüğüm bir belediye başkanı, bir anda benim de üyesi olduğum derneğimizi hatırladı.

Ne oldu Sayın Başkan?

Adres mi bulundu, yoksa zaman mı geldi?

Yıllardır bölgede görev yapan gazeteciler bugüne kadar yok muydu?

Derneğimiz yeni mi kuruldu?

Dernek binasında yaşanan manzara ise ibretlikti. Boy boy fotoğraflar, sıraya girilmiş pozlar, yapay gülümsemeler…

Ama kimse yüksek sesle şu soruyu sormadı:

“Hayırdır başkan, bugüne kadar neredeydiniz?”

Ben bu ziyaretin nedenini az çok tahmin ediyorum. Yerel gündemi takip eden herkes de ediyordur. Çünkü bu ziyaret, gökten zembille inmedi. Zamanlaması fazla manidar.

Kimden bahsettiğimi açıkça söyleyeyim:

Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun İstanbul Gazeteciler Derneği ziyaretinden söz ediyorum.

Malum, son günlerde kendisiyle ilgili basında bazı iddialar dolaşıyor. Doğrudur, değildir; buna yargı karar verir. Ama bu iddiaların hemen ardından yapılan “gazeteciler ziyareti”, ister istemez başka anlamlar yüklüyor.

Bu tablo bana hiç samimi gelmedi.

Sadece bana da değil… O kareleri gören birçok kişiye de gelmediğini biliyorum.

Çünkü bu bir nezaket ziyareti değildi.

Bu, “algı yönetimi” kokan bir ziyaret oldu.

Ve daha vahimi şu: Bu ziyaretle birlikte, İstanbul Gazeteciler Derneği de istemeden de olsa sanki Başkan’ın yanında saf tutuyormuş gibi bir görüntünün içine çekildi. Oysa gazetecilik tam da bunun karşısında durmayı gerektirir.

En azından derneğimiz bu ziyareti erteleyebilirdi. Zamanlama, kelimenin tam anlamıyla facia.

Ben bu tür sahnelere yabancı değilim. Yıllardır bu mesleğin içindeyim. Ne fotoğraf kurtarma çabaları gördüm, ne kriz makyajları…

O yüzden şaşırmadım.

Ama şunu açık ve net söylemek zorundayım:

Bu ziyareti planlayanlar da, bu ziyarete kapı açanlar da bende zerre kadar samimiyet bırakmadı.

Gazetecilik; poz vermek değildir.

Gazetecilik; güç odaklarına yaslanmak değildir.

Gazetecilik; zor zamanda hatırlanan bir dekor hiç değildir.

Ve kimse kusura bakmasın…

Kriz zamanlarında gazetecileri hatırlayanlar, normal zamanlarda da kapıyı çalmak zorundadır.

Aksi halde çekilen her kare, sadece bir fotoğraf olur.

İçinde ne güven vardır, ne samimiyet…

Sadece koca bir boşluk.

]]>
https://onnumarahaber.com/samimiyet-objektife-sigmaz-h3146.html Wed, 04 Feb 2026 19:50:07 +0000
<![CDATA[Çatalca’da "Yol Bakım" Tabelası Altında Çamur Mesaisi]]> https://onnumarahaber.com/catalcada-yol-bakim-tabelasi-altinda-camur-mesaisi-h3131.html Çatalca’nın geniş coğrafyasında, merkezden en uzak köye kadar hangi kapıyı çalsanız ortak bir dert karşılar sizi: Bozuk yollar. Tozdan pencere açamayan evler, çamurdan yürünmeyen sokaklar ve oto sanayide ön takım bırakmaktan yorulan sürücüler... Ancak içlerinde bir yol var ki; hali tam bir "fıkra" tadında.

[caption id="attachment_3132" align="aligncenter" width="298"] Bahsettiğim yer Subaşı Mahallesi. Daha spesifik olalım: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı, Avrupa Yakası Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü 5. Bölge Müdür Yardımcılığı’nın tam önü![/caption]

Evet, yanlış okumadınız. Tabelasında koca koca harflerle “Yol Bakım ve Onarım” yazan müdürlüğün kapısındaki yoldan bahsediyorum.

Kapısının Önünü Süpüremeyen, Mahalleyi Nasıl Temizlesin?

Halk arasında bir söz vardır; "Terzi kendi söküğünü dikemez" diye. Ama bu durum söküğü falan geçti, artık yama da tutmuyor. Subaşı halkı ve bu yolu kullanan sürücüler adeta canından bezmiş durumda. Yazın tozdan nefes alınmıyor, kışın ise köstebek yuvasına dönen çukurlarda adeta "off-road" yapılıyor.

[caption id="attachment_3133" align="alignleft" width="229"] İşin daha trajik tarafı ise şu: Bu yola neredeyse her hafta "yama" yapılıyor. Akşam biten tamirat, sabahına yine patlıyor. Altyapı çalışması yapıldı deniliyor, asfalt atılıyor; ama ne hikmetse o asfalt, müdürlüğün kendi araçlarının ağırlığına bile dayanamıyor. Bir kurum, kendi kapısının önündeki yolu modern standartlara uygun, kalıcı bir şekilde tamir edemiyorsa; Çatalca’nın diğer köylerine, uzak mahallelerine nasıl derman olacak?[/caption]

Siyaset mi, Hizmet mi?

Peki, bu süreçte Çatalca Belediye Meclisi ne yapıyor? Vatandaşın vergisiyle o koltuklarda oturanlar, enerjilerini neye harcıyor?

Görünen o ki; meclis koridorları sosyal medyadaki kısır çekişmelerin, "trol" savaşlarının ve siyasi hesaplaşmaların gölgesinde kalmış. Sayın meclis üyeleri; halk size o yetkiyi birbirinize laf yetiştirin diye değil, kapısının önündeki çukuru kapatın, vergisini verdiğimiz o yollarda güvenle seyahat etmemizi sağlayın diye verdi.

Artık sosyal medyada "aşık atmayı" bir kenara bırakıp, sahaya inmenin vakti gelmedi mi? Çatalca halkı lütuf değil, hakkı olan hizmeti istiyor.

Son Söz...

Haftada bir gün yapılan geçici yamalarla, günü kurtaran çözümlerle bu iş yürümez. Kamu kaynakları, aynı çukuru onuncu kez kapatmak için harcanmamalı. Subaşı’ndaki o müdürlüğün önündeki yol, aslında yerel yönetimin ve koordinasyonun bir aynasıdır.

O ayna bugün bize; bakımsızlığı, ilgisizliği ve koordinasyonsuzluğu gösteriyor. Bakalım bu aynaya bakıp yüzü kızaran, eline kazma küreği alıp o yolu "adam gibi" yapacak bir yetkili çıkacak mı?

Yoksa biz yine kışın çamurda, yazın tozda "yol yapılsın" diye beklemeye devam mı edeceğiz?

]]>
https://onnumarahaber.com/catalcada-yol-bakim-tabelasi-altinda-camur-mesaisi-h3131.html Mon, 02 Feb 2026 17:19:07 +0000
<![CDATA[Çatalca’da Maden Kamyonları Geçiyor, Halk Eziliyor]]> https://onnumarahaber.com/catalcada-maden-kamyonlari-geciyor-halk-eziliyor-h3123.html Bir bölgede sorun çözülüyor gibi yapılıyor, başka bir bölgede yeni bir mağduriyet doğuyor. Kazanan belli, kaybeden yine vatandaş…

Çatalca’da maden ocakları yıllardır bu ilçenin kaderi gibi. Dün dinamit sesleriyle uykular kaçıyordu, bugün ise tonajlı kamyonlarla insanların sabrı taşırılıyor.

Geçmiş yıllarda maden sahalarında yapılan patlatmalarla bölge halkını canından bezdiren ocaklar, şimdi de ağır tonajlı araçları mahalle aralarına sokarak aynı eziyeti başka bir boyuta taşıdı. Yüzlerce kamyon her gün daracık yollardan geçiyor, asfaltlar dağılıyor, evler çatlıyor, trafik kilitleniyor, trafik kazaları yaşanıyor.

Yakın zamanda Çatalca Belediye Başkanı Sayın Erhan Güzel’in girişimiyle kamyon güzergâhları değiştirildi. Kestanelik ve Çanakça hattında yaşayan vatandaşların şikâyetleri dikkate alındı. Ancak sorun çözülmedi, sadece başka mahallelere taşındı.

Bugün yeni güzergâhta yaşayan insanlar isyanda.

Yollar tarla gibi. Araçlar ilerleyemiyor, yayalar yürüyemiyor. Kışın çamur, yazın toz toprak… Maden sahalarından yıkanmadan çıkan kamyonlar çamuru şehir içine taşıyor. Kayganlaşan yollarda kazalar artıyor. Yol kenarındaki evlerde çatlaklar oluşuyor. Çocuklar okula, insanlar işine korkarak gidiyor.

Bir bölgede sorun çözüldü derken, başka bir bölgede çok daha büyük bir sorun yaratıldı.

Bu, maalesef ülkemizin kronik hastalığı:

“Yaptım oldu” anlayışı.

Asıl mesele şurada başlıyor: Bu maden ocaklarına ruhsat verilirken, ağır tonajlı araçların geçeceği yollar neden en baştan planlanmadı? Bugün hepimizin kullandığı bu yollar, yüzlerce kamyonu kaldıracak şekilde yapılmadı. Günde binlerce geçiş olunca yollar patır patır dağılıyor.

Birileri ticaret yapıyor, birileri para kazanıyor.

Ama bedelini kim ödüyor?

Her sabah o yolları kullanan öğrenciler…

İşe gitmeye çalışan emekçiler…

Evinin önünden kamyon geçen yaşlılar, çocuklar, aileler…

Madem bu bölgelere maden ruhsatı veriyorsunuz, yetmiyor saha genişletme izinleri çıkarıyorsunuz; o zaman bu ticaretin altyapısını da yapmak zorundasınız. İnsanların kapısının dibinden dev kamyonlar geçirmek kimsenin hakkı değildir.

Yol yapamıyorsanız, ruhsatları iptal edin.

Bu mesele sadece yerel yönetimlerle çözülecek bir konu değildir. Belediye başkanları elbette vatandaşın huzurunu ister. Sayın Erhan Güzel’in de çözüm üretmeye çalıştığı açık. Ancak bu iş güzergâh değiştirerek çözülecek kadar basit değil.

Sorunun kaynağı merkezi idarede, ruhsat süreçlerinde ve plansızlıkta yatıyor.

Dün başka güzergâhta yaşayanlar huzursuzdu…

Bugün bu hatta yaşayanlar huzursuz…

Kazanan hiç değişmedi.

Kaybeden hep halk oldu.

Birileri masalarda imza atıyor, birileri milyonluk ticaret yapıyor.

Ama çamuru da, tozu da, çatlayan evleri de, bozulan yolları, çileyi vatandaş çekiyor.

Soruyorum açık açık:

Bu kamyonlar daha kaç mahalleyi ezip geçecek?

Kaç çocuk bu yollarda tehlike atlatacak?

Kaç ev daha çatlayacak?

Kaç kaza yaşanacak?

Sonra mı harekete geçeceksiniz?

Bu iş böyle yürümez.

Ya bu ticaretin yolunu adam gibi yapacaksınız,

ya da insan hayatını hiçe sayan bu ruhsatları iptal edeceksiniz.

Başka yolu yok.

Çatalca deneme tahtası değildir.

Bu insanlar da kaderine terk edilecek kobaylar değildir.

Artık “yaptım oldu” devri bitmeli.

Aksi halde tarih şunu yazar:

Bu şehir kamyonların altında kaldı, yönetenler sadece seyretti.

]]>
https://onnumarahaber.com/catalcada-maden-kamyonlari-geciyor-halk-eziliyor-h3123.html Sat, 31 Jan 2026 16:33:14 +0000
<![CDATA[Çatalca Esnaf Odası Seçime Doğru]]> https://onnumarahaber.com/catalca-esnaf-odasi-secime-dogru-h3081.html Çatalca Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Şubat ayında yapılması beklenen seçimler öncesinde hareketli bir dönemin içine girmiş durumda. İlçede esnafla sohbet ettiğinizde, kahvehanelerde, atölyelerde, dükkânlarda kulağınıza gelen üç isim var: Mevcut başkan Baysal Ergun, Murat Kuzu ve Ömer Taylan. Kulislerde her üç aday da konuşuluyor olsa da, sahada bugün itibariyle en çok görünen iki isim Ergun ve Taylan.

Bu seçim süreci, sadece bir başkan değişimi ihtimali taşımıyor; aynı zamanda Çatalca esnafının yıllardır biriktirdiği beklentilerin, kırgınlıkların ve umutların da yeniden masaya yatırıldığı bir döneme işaret ediyor. Esnafın en temel gündemi artık çok net: “Kim sözünü tutacak?”

Ömer Taylan’ın Sahaya Yansıyan Vizyonu

Adaylardan Ömer Taylan, “Güçlü Esnaf, Güçlü Çatalca” sloganıyla yola çıkmış durumda. Kendisiyle ilgili duyduğum projeler arasında genç esnafa yönelik özel destek programları ve toplu alım organizasyonları özellikle dikkat çekici. Akaryakıttan temel ürün tedarikine kadar birçok alanda esnafa avantaj sağlamayı hedefleyen bu yaklaşım, son yıllarda artan maliyetler karşısında nefes almakta zorlanan esnaf için önemli bir fırsat olabilir.

Genç esnafa yönelik planlanan destekler de yabana atılacak cinsten değil. İlçede ticari hareketliliğin sürdürülebilirliği için genç kuşağın desteklenmesi artık bir zorunluluk hâline geldi. Bu anlamda Taylan’ın ortaya koyduğu vizyon, esnafın dinamiklerini iyi okuduğunu gösteriyor.

Diğer Adaylar: Sessizlik Fırtına Öncesi mi?

Murat Kuzu cephesinde kamuoyuna yansıyan bir proje henüz görünmüyor. Ancak bu durum, perde arkasında bir hazırlık yapılmadığı anlamına gelmez. Zamanı geldiğinde Kuzu’nun da esnafa yönelik planlarını açıklayacağını tahmin etmek zor değil.

Mevcut başkan Baysal Ergun ise sahada varlığını koruyor. Görevdeki bir başkan olarak kurumsal hafıza, deneyim ve mevcut ilişkiler ağı açısından avantajlı görünebilir. Ancak bu avantaj, seçmenin gözünde tek başına yeterli olacak mı? İşte esas mesele burada başlıyor.

Ergun’un Karnesi: Sorular Cevap Bekliyor

Esnafın büyük bölümü artık şu sorulara net yanıtlar arıyor:

• Ergun, göreve geldiği günden bu yana verdiği sözleri ne kadar tuttu?

• Odanın gelir–gider dengesini iyileştirebildi mi?

• Eleştirdiği önceki yönetimden daha şeffaf, daha üretken bir tablo ortaya koyabildi mi?

• Esnafın ekonomik olarak en zorlandığı dönemlerde odanın desteği yeterli oldu mu?

Ergun’un, başkanlığa gelmeden önce sık sık dile getirdiği eleştirileri bugün kendi döneminin aynasında değerlendirdiğimizde tabloyu daha net göreceğiz. Bir yönetim dönemini ölçmenin en basit yöntemi budur: Sözler, sonuçlar ve hesap verebilirlik.

Seçimin Şifreleri: Güven, Şeffaflık ve Gerçekçilik

Çatalca esnafı artık sadece vaat duymak istemiyor. Raf dolusu proje kitapçıklarının, seçimden sonra tozlanmaya bırakıldığı örnekler hafızalarda hâlâ taze. Bu nedenle seçimde belirleyici olacak üç kavram var:

Güven, şeffaflık ve uygulanabilir proje.

Projeyi yazmak kolaydır; önemli olan sahada uygulamaktır. Esnaf, artık kendisine “gerçekçi ve ölçülebilir” vaatlerle gelen, seçimden sonra kapısını çaldığında ulaşabileceği, sorununu dinleyecek bir yönetim istiyor.

Son Söz

Çatalca, esnafı için kritik bir dönemeçten geçiyor. İlçenin ekonomik çarkını döndüren bu insanlar, doğru yönetildiğinde sadece kendi düzenlerini değil, Çatalca’nın genel ticari canlılığını da güçlendirirler.

Dileğim, esnafımızın güven duyduğu, projelerine inandığı, sözünün arkasında duracak olan adayı seçmesi yönünde. Kim kazanırsa kazansın, kazananın Çatalca esnafı olması en büyük temennimiz.

Hayırlı olsun Çatalca… Karar, bu toprakların alın terini döken esnafımızın.

]]>
https://onnumarahaber.com/catalca-esnaf-odasi-secime-dogru-h3081.html Thu, 27 Nov 2025 22:45:12 +0000
<![CDATA[CUMHURİYET ŞAPKALARI BÜYÜKÇEKMECE'DE SAHNEDE]]> https://onnumarahaber.com/cumhuriyet-sapkalari-buyukcekmecede-sahnede-h3074.html Açılış kurdelesini; Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Hakan Çebi ve eşi Nalan Çebi, Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün’ün eşi Hatice Akgün, 24. Dönem CHP Milletvekili Süleyman Çelebi, Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceyhun Berkol ve Uluumay Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Feyza Uluumay Gökalp birlikte gerçekleştirdi. Açılış sonunda sergiye katkılarından dolayı Uluumay Vakfı, İBB Şehir Tiyatroları ve Doç Dr. Ceyhun Berkol'a plaket takdim edildi. Ziyaret Bilgileri "Cumhuriyet Şapkaları Sergisi", 30 Kasım tarihine kadar Büyükçekmece Belediyesi Dumlupınar Salonu Fuaye Alanı’nda sanatseverlerin ziyaretine açık kalacak.]]> https://onnumarahaber.com/cumhuriyet-sapkalari-buyukcekmecede-sahnede-h3074.html Thu, 27 Nov 2025 13:13:06 +0000 <![CDATA[Çatalca’da Bir Ruhsat Dosyası]]> https://onnumarahaber.com/catalcada-bir-ruhsat-dosyasi-h3041.html Sevgili okurlar, Geçtiğimiz hafta Çatalca Belediye Meclisi’nde yeniden gündeme gelen içkili yer ruhsatı talebi, ilçemizde öyle bir tartışma yarattı ki, mesele artık ruhsattan çıktı; dönüp dolaşıp “Kim ne dedi, kim neyi kime kaç defa devretti?” sorusuna geldi.

Önce denildi ki: “Bu yer tarla.”

Sonra denildi ki: “Hayır efendim, tarla değil arsa.”

Derken öğrendik ki, söz konusu yer belediyenin Ruhsat ve Denetim Müdürü’nün değil, oğlunun üzerine kayıtlıymış.

“E bina kaçakmış” dendi.

“Yok efendim, imar affından yararlanılmış, yapı kayıt belgesi var” dendi.

“Parseldeki diğer yapı kaçakmış.”

“Satıldı”

“Sonra geri alındı”

Derken ortalık tam anlamıyla arap saçına döndü.

Bu ruhsat talebi aslında yedi ay önce de meclise gelmişti.

O zaman AK Parti Grubu ‘evet’, CHP Grubu ‘hayır’ demişti.

Geçtiğimiz hafta meclise tekrar geldiğinde ise iki taraf da ‘hayır’ dedi.

AK Parti kanadı, ilk oylamada “alkollü mekân karşıtı algısı oluşmasın diye evet dedik” açıklamasını yaptı.

Yani denmek isteniyor ki:

“Ne olduğunu pek bilmiyorduk ama yanlış anlaşılmayalım diye onayladık.”

Bu cümle çok şey anlatıyor.

Bizim meclis, anlaşılan, bazı kararları okumadan, araştırmadan, içeriğini tam bilmeden alıyormuş.

Bunu da böylece öğrenmiş olduk.

Ama benim derdim siyaset polemiği değil.

Benim derdim gayet basit bir soru:

Eğer bu yer içkili yer ruhsatı şartlarına uygunsa, neden meclisten geçmedi?

Uygun değilse, hangi maddeden dolayı uygun değil?

Bu sorunun cevabı hâlâ ortada yok.

Ve bu sessizlik, meseleyi daha da büyütüyor.

Bu dosyanın bir de hassas yanı var.

Ruhsat ve Denetim Müdürü’nün oğlunun burada işletmeci olarak geçmesi.

Kamu görevlisi konum gereği bir adım daha şeffaf ve özenli olmak zorundadır.

Kendisiyle konuştuğumda, tüm süreci oğlunun yürüttüğünü söyledi.

Peki güzel.

Ancak parsel resmiyette konut olarak görünüyorsa, önce uygun işletme ruhsatı alınması gerekir.

Bu adımlar nasıl yürütümüş?

Kim hangi belgeyi ne zaman onaylamış?

Bunların hiçbiri kamuoyuna açık değil.

Ruhsat Müdürü’nün bir gazeteye verdiği açıklamada

“Amacımız Çatalca’ya nezih bir yer kazandırmak” demesi kulağa hoş tabii.

Ama kusura bakılmasın, nezih yer yapmak isteyen önce dosyayı nezih yapar.

Satıldı-geri alındı, kaçak-denildi-kayıtlı-denildi, tarla-arsa-konut üçgeninde dönen bir dosya “nezih” olmuyor.

Gelelim işin bam teline

Şu anki tablo şu:

Herkes konuşuyor,

Herkes kendini haklı buluyor,

Ama ortada hâlâ net bir bilgi yok.

Ve bizden beklenen ne?

“Güvenin.”

Tamam güvenelim de…

Tam olarak kime güveneceğiz?

Önce onu söyleyin.

Bu iş öyle gizemli hale geldi ki, sanki dosyanın içinde bir yerlerde “kayıp bir anahtar” var ve herkes birbirine:

“Valla bende değil, sende olması lazım”

diyor.

Benim çağrım çok net:

• Eğer bu yer şartnameye uygunsa, belgeleriyle birlikte meclise tekrar gelsin ve açık açık anlatılsın.

• Uygun değilse, hangi maddeden dolayı uygun olmadığı şeffaf biçimde açıklansın.

Çünkü şu haliyle bu dosya,

Tarladan arsaya, arsadan işletmeye, işletmeden meclise, meclisten kamuoyuna savrulmuş bir yapboz parçası gibi.

Ve biz de hâlâ kayıp parçayı arıyoruz.

Özetle

Biz burada düşmanlık aramıyoruz.

Biz sadece doğruyu bilmek istiyoruz.

Bu kadar basit.

Konu kendini anlatmaya niyetlenirse,

Biz de anlamaya hazırız.

Ama şu an olan sadece şu:

Dosya susuyor, Çatalca konuşuyor.

]]>
https://onnumarahaber.com/catalcada-bir-ruhsat-dosyasi-h3041.html Tue, 11 Nov 2025 19:59:38 +0000
<![CDATA[MasterChef’e Güney Marmara İmzası: Hüseyin Kankaya]]> https://onnumarahaber.com/masterchefe-guney-marmara-imzasi-huseyin-kankaya-h3032.html TV8’in popüler yemek yarışması MasterChef Türkiye, dikkat çeken bir konuğa ev sahipliği yaptı. Silivri Selimpaşa’da hizmet veren Sofram Balık Restaurant’ın şefi Hüseyin Kankaya, programa 7’nci kez konuk olarak yarışmaya damga vurdu. Kankaya, bu sayıyla birlikte “MasterChef’e en fazla davet edilen şef” unvanının sahibi oldu.

Programda yarışmacılara, ağırlıklı olarak deniz ürünlerinden oluşan “Lasagna Di Mare (Deniz Mahsulleri Lazanya)” isimli özel bir tarif verildi. Reçetede karabiga karides, yerli kalamar, scampi (deniz kereviti), scallop (deniz tarağı) gibi deniz ürünlerinin yanı sıra lipsoz ve kırlangıç balığından hazırlanan füme suyu kullanıldı. Ayrıca yemeğin hamurunun 1 mm inceliğinde elle açılması yarışmacıları teknik açıdan zorlayan detaylardan biri oldu.

Kankaya’nın tarifi, yarışmanın jüri üyeleri Mehmet Yalçınkaya, Danilo Zanna ve Somer Sivrioğlu tarafından da beğeni topladı. Yarışmacılar, sunum ve lezzet dengesiyle öne çıkan tarifi hazırlarken zaman yönetimi ve teknik ustalık açısından zorlandı.

47 Yıllık Mekân, 1750’yi Aşan Deniz Ürünü Çeşidi

Şef Hüseyin Kankaya, kardeşi Kaan Kankaya ile birlikte 1978 yılından beriSelimpaşa’da faaliyet gösteren Sofram Balık Restaurantı işletiyor. Restoran, menüsünde yer alan 1750’den fazla deniz ürünü çeşidi ile Türkiye’de bu alandaki en geniş ürün çeşitliliğine sahip işletmeler arasında gösteriliyor.

Restoran, özellikle farklı bölgelerden temin edilen mevsimsel ve yerel balık türleri ile gastronomi meraklılarının ilgisini çekiyor.

MasterChef’te Daha Önce de Ses Getirmişti

Hüseyin Kankaya, MasterChef Türkiye’nin önceki sezonlarında da konuk şef olarak yer almıştı. Daha önce “Deniz Mahsulleri Taco”, “Deniz Ürünleri Sarma” ve “Minokop Pane” gibi tarifler yarışmacılar tarafından uygulanmış ve izleyicilerin beğenisini toplamıştı.

Kankaya’nın MasterChef ile iş birliğinin önümüzdeki dönemlerde de devam edeceği belirtiliyor.

]]>
https://onnumarahaber.com/masterchefe-guney-marmara-imzasi-huseyin-kankaya-h3032.html Mon, 10 Nov 2025 20:47:02 +0000
<![CDATA[ATATÜRK'E SAYGI, EĞİTİME DESTEK]]> https://onnumarahaber.com/3015-h3015.html Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenecek "Atatürk’e Armağan Şarkılar" konseriyle anılacak. İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın "Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda buluşalım" sözleriyle duyurduğu konserin gelirleri,konseri düzenleyen organizasyon tarafından eğitim, eşitlik ve sosyal dayanışmayı desteklemek amacıyla İstanbul Vakfı’na aktarılacak.

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 87. yıl dönümünde, 10 Kasım 2025 Pazartesi günü özel bir etkinlikle anılıyor. İstanbul'da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda gerçekleşecek olan "Atatürk'e Armağan Şarkılar" başlıklı konserde, Türk müziğinin önde gelen sanatçıları sahne alacak. Bu anlamlı gecenin tüm bilet gelirleri ise, güçlü bir toplumsal dayanışma örneği sergilenerek konseri düzenleyen organizasyon tarafından İstanbul Vakfı'na aktarılacak.

ANLAMLI DAYANIŞMA

"Atatürk'e Armağan Şarkılar" konseri, sanatın birleştirici gücüyle müzikseverlere duygusal bir gece vaat ederken, aynı zamanda sosyal fayda yaratmayı hedefliyor. 10 Kasım 2025 Pazartesi günü saat 21.00'da başlayacak bu özel etkinlikte; BaBa ZuLa, Cahit Berkay, Cengiz Özkan, Ceylan Ertem, Eda Baba, İklim Tamkan, Türkü Yavuz, Melek Mosso, Melihat Gülses ve redd gibi Türk müziğinin birbirinden değerli isimleri sahne alarak izleyicilerle buluşacak. Konser, hem bir saygı duruşu hem de toplumsal dayanışmaya katkı sağlayan önemli bir sanat olayı olacak.

NURİ ASLAN: ULU ÖNDERİMİZ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü SANATÇILARIMIZLA BİRLİKTE ANIYORUZ

Etkinliğe dair bir mesaj paylaşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, sosyal medya hesabı X üzerinden bir açıklama yaptı. Aslan, "Cumhuriyet'imizin kurucusu, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, 'Atatürk’e Armağan Şarkılar' gecesinde değerli sanatçılarımızla birlikte anıyoruz. Bu anlamlı geceden elde edilen tüm gelir, Cumhuriyet'imizin aydınlık mirasını yaşatmak, sosyal eşitlik ve dayanışmayı büyütmek için emek veren İstanbul Vakfı’na bağışlanacaktır. 10 Kasım’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda buluşalım" ifadelerini kullandı.

]]>
https://onnumarahaber.com/3015-h3015.html Thu, 06 Nov 2025 11:08:08 +0000
<![CDATA[Çatalca Meydanı Dökülüyor]]> https://onnumarahaber.com/catalca-meydani-dokuluyor-h2994.html İstanbul'un hızla gelişen ilçesi Çatalca'nın merkezi, ne yazık ki son dönemde ilçe sakinlerinin hak etmediği, "içler acısı" bir görüntü sergiliyor. Okurlarımızın ulaştırdığı görseller, haftalardır süren bir vurdumduymazlığın ve öncelik karmaşasının kanıtı niteliğinde. Meydanın adeta harabeyi andıran hali, yetkililerin gözlerine sokulması gereken bir ayıbı gözler önüne seriyor.

Tehlikeye Davetiye: Haftalardır Çöken Zemin

Meydanın merkezinde, daha önce su fıskiyelerinin bulunduğu alandaki zemin büyük bir tehlike saçıyor. Fotoğraflarda net bir şekilde görüldüğü üzere, kaldırım taşları yerinden sökülmüş, altında geniş ve derin bir çukur oluşmuş durumda. Her ne kadar bölge güvenlik şeridi ve "ZABITA" bariyerleriyle çevrilmiş olsa da, haftalardır süren bu acziyet kabul edilemez.

Bu durum, yalnızca çirkin bir görüntü oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda halkın can güvenliğini de tehdit ediyor. Vatandaş, haklı olarak soruyor: "O bantları geçip biri sakatlansa ne olacak? Sorumluluktan kaçacaklar, 'Biz burayı güvenlik bandına almıştık' diyecekler!" Zemini tamir edecek kadar dahi gücü olmayan bir belediye yönetiminin bu vurdumduymazlığı, en temel hizmet anlayışının nerede kaldığını gösteriyor.

Atamıza Yakışmayan Bakımsızlık

Meydanın kalbinde yer alan, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün büstünün çevresi ise ayrı bir ihmalin göstergesi. Anıtın etrafındaki yeşil alan, bakımsızlık nedeniyle adeta bir çalılığa dönmüş durumda.

Çatalca gibi bir ilçenin merkezindeki Atatürk Anıtı'na yakışmayan bu görüntü, yetkililerin estetikten ve saygıdan ne denli uzaklaştığını ortaya koyuyor. Oysa buraya yapılacak basit ama özenli bir peyzaj düzenlemesi, birkaç gül ve çiçek ekimi ile Atamıza layık, güzel ve onurlu bir anıt çevresi oluşturulabilirdi. Bu kadar basit bir düzenlemeyi dahi akıl edememek, nasıl bir yönetim zafiyetidir?

Çocuklar Tehlikede: Paramparça Oyun Alanı

Meydanın hemen yanında bulunan küçük çocuk oyun alanının durumu ise vicdanları sızlatacak cinsten. Çocuklarımızın güvenle oynaması gereken alanın zemini paramparça olmuş, yer yer kauçuk kaplama tamamen yok olmuş. Oyun grupları bakımsız ve yıpranmış vaziyette.

Çocuklarımızın oyun hakkını elinden alan ve onları potansiyel tehlikelerle karşı karşıya bırakan bu tablo, bu belediye yönetiminin en utanç verici karnesidir.

Öncelikleriniz Nerede Sayın Başkan?

Tüm bu tablo ortadayken, Belediye Başkanı Sayın Erhan Güzel ve belediye yönetiminin öncelikleri sorgulanmaya mecburdur. Halkın en temel beklentisi olan can ve mal güvenliğini ilgilendiren zemin tamiratını, çocukların sağlıklı oyun hakkını ilgilendiren park tadilatını yapamayan bir yönetim, neyin peşindedir?

Başkan Güzel’in gelip geçtiği meydanı dahi göremeyip, geneli personelinin ve partililerinin oluşturduğu ekibi peşine takarak "doğa sever" imajı çizmeye çalıştığı doğa yürüyüşlerinin maliyeti, bu meydanı toparlamaya yetecek güçtedir. Buradan soruyoruz:

Göz boyamaya yönelik o doğa yürüyüşlerinin karşılığında Çatalca halkı kaç para ödüyor?

Bu tür gereksiz harcamalar yerine, asıl hizmet olan meydanın onarımının yapılması, Çatalca halkının en doğal beklentisidir. Yoksa bu acı tabloyu düzelttirmek için bir şeylerin illa ki yetkililerin gözlerine mi sokulması gerekiyor?

]]>
https://onnumarahaber.com/catalca-meydani-dokuluyor-h2994.html Sun, 02 Nov 2025 22:32:27 +0000
<![CDATA[Cumhuriyetle Yaşıt Nostaljik Araçlar, 29 Ekim’de İstanbul’u Selamlayacak]]> https://onnumarahaber.com/cumhuriyetle-yasit-nostaljik-araclar-29-ekimde-istanbulu-selamlayacak-h2980.html 2026 yılında 155. kuruluş yıldönümünü kutlayacak olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İETT, filosunun büyüklüğüyle Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise ikinci büyük toplu taşıma kurumu olma özelliğini taşıyor. Kurum, tarihinden aldığı güçlü mirası koruyarak geleceğe aktarmak için farklı dönemlere ait nostaljik araçlarını titizlikle muhafaza ediyor ve hepsini ilk günkü gibi çalışır durumda tutuyor. 99 Yaşındaki Tarihî Araçlar Cumhuriyet Coşkusuna Katılacak Bu yıl 102’ncisi kutlanacak Cumhuriyet Bayramı törenlerinde, İETT’nin yaşı 99’a ulaşan 9 farklı nostaljik aracı da kortejde yer alacak. İstanbul’un belleğinde iz bırakan bu araçlar, tören geçişi sırasında İstanbulluları selamlayarak geçmişin izlerini yeniden canlandıracak. İETT, 155 yıla yaklaşan köklü geçmişinden aldığı güçle, toplu ulaşımda yenilikçi adımlar atmayı ve geçmişten gelen değerlerini geleceğe taşımayı sürdürüyor.]]> https://onnumarahaber.com/cumhuriyetle-yasit-nostaljik-araclar-29-ekimde-istanbulu-selamlayacak-h2980.html Mon, 27 Oct 2025 15:19:46 +0000 <![CDATA[İBB Teknoloji Atölyelerinde Yeni Eğitim Dönemi Heyecanı]]> https://onnumarahaber.com/ibb-teknoloji-atolyelerinde-yeni-egitim-donemi-heyecani-h2962.html İBB tarafından 2021 yılında hayata geçirilen Teknoloji Atölyeleri, İstanbul’daki çocuk ve gençlere teknoloji alanında temel oluşturmayı hedefliyor. Kurulduğu günden bu yana 6 bin 392 öğrenciye ulaşan proje, teknoloji üreten ve geliştiren bireyler yetiştirmeyi, yetenekleri keşfetmeyi ve öğrenciler için uygun öğrenme ortamları oluşturmayı amaçlıyor. 11 İlçede, Binlerce Başvuru Tuzla, Pendik, Ümraniye, Fatih, Esenyurt, Bakırköy, Beyoğlu, Güngören, Kağıthane Cemal Kamacı, Esenler ve Küçükçekmece olmak üzere 11 ilçede hizmet veren atölyelere bu dönem yaklaşık 9 bin 200 öğrenci başvurdu. Yapılan seçme sınavlarının ardından, 4., 5., 6., 7., 9. ve 10. sınıf kademelerinden toplam bin 359 öğrenci eğitim almaya hak kazandı. Yaş Gruplarına Göre Farklı Eğitim Programları Eğitim programı öğrencilerin yaş gruplarına göre farklılık gösteriyor. 4. ve 5. sınıf öğrencileri, bilgisayarsız bilgisayar bilimi, bilgisayar oyunu tasarımı ve geliştirme ile grafik tasarım ve üretim alanlarında temel eğitimler alıyor. 6., 7., 9. ve 10. sınıf öğrencileri ise programlama ve kodlama, mobil uygulama geliştirme, grafik tasarım, yapay zekâ, robotik uygulamalar ve proje geliştirme konularında eğitim görüyor. Projeler Yarışmalara Taşınacak Atölye çalışmalarına katılan ortaokul ve lise öğrencileri için önemli bir fırsat da sunuluyor. Sekiz ay süren temel eğitim sürecinin sonunda öğrencilerden dönem sonu projeleri hazırlamaları istenecek. Bu projeler, Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden oluşan jüri tarafından değerlendirilecek. Jüri tarafından başarılı bulunan projelerin sahipleri, İBBTech Teknoloji Takımı’na seçilerek İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ulusal ve uluslararası teknoloji yarışmalarında temsil etme hakkı kazanacak.]]> https://onnumarahaber.com/ibb-teknoloji-atolyelerinde-yeni-egitim-donemi-heyecani-h2962.html Fri, 24 Oct 2025 10:44:50 +0000 <![CDATA[Kültürler “SMART MEETS” Programında Buluştu]]> https://onnumarahaber.com/kulturler-smart-meets-programinda-bulustu-h2954.html Beylikdüzü Belediyesi ve Yaşar Acar Fen Lisesi iş birliğiyle düzenlenen program kapsamında Polonya’dan gelen öğrenciler, Beylikdüzü Aziz Sancar Bilim ve Sanat Merkezi’nde ağırlandı. Altı gün süren etkinliklerde öğrenciler, çeşitli atölye çalışmaları ve etkinliklerle hem kendi kültürlerini tanıttı hem de Türk kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu. Kültürel etkileşim ve dostluk temelleri üzerine kurulu etkinlikte, Polonyalı öğrenciler geleneksel kıyafetlerinden mutfak kültürüne kadar birçok değeri paylaşırken, Türk öğrenciler de misafirlerine yöresel lezzetler, halk oyunları ve sanat atölyeleriyle unutulmaz anlar yaşattı. Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Şehla, öğrencilerin katılım sertifikalarını takdim ederek yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Polonya artık çok ilişkide olduğumuz ve çok sevdiğimiz bir ülke haline geldi. Yaşar Acar Fen Lisemiz sayesinde güçlü bir bağ kurduk. Şu an içinde bulunduğumuz bu merkez, Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Murat Çalık başkanlarımızın en büyük hayaliydi ve hayal artık gerçeğe dönüştü. Biz onların vizyonunu sürdürmeye devam ediyoruz. Bu tür değişim programlarının toplumlar arasında dostluk köprüleri kurduğuna inanıyoruz. O yüzden bu merkez daima bütün arkadaşlarımıza açık olacak. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.” ]]> https://onnumarahaber.com/kulturler-smart-meets-programinda-bulustu-h2954.html Thu, 23 Oct 2025 10:15:58 +0000 <![CDATA[Büyükçekmece’de Görüntü Kirliliğine Temizlik Operasyonu]]> https://onnumarahaber.com/buyukcekmecede-goruntu-kirliligine-temizlik-operasyonu-h2927.html BÜYÜKÇEKMECE – Büyükçekmece Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, kent estetiğini ve kamu düzenini korumak amacıyla ilçe genelinde denetim gerçekleştirdi.

[caption id="attachment_2929" align="aligncenter" width="300"] Yapılan denetimlerde, izinsiz duba, bayrak, flama, ilan ve reklam afişleri tespit edilerek kaldırıldı. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve İlan Reklam Yönetmeliğikapsamında yürütülen çalışmalarda, kurallara uymayan işletmelere cezai işlemuygulandı.[/caption] [caption id="attachment_2928" align="alignnone" width="300"] Zabıta ekipleri, kaldırılan materyallerin cezaların ödenmesinin ardından sahiplerine teslim edileceğini bildirdi. Belediye yetkilileri, benzer denetimlerin kent genelinde düzenli olarak süreceğini vurgulayarak, esnaf ve vatandaşlardan kent estetiğine katkı sunmalarını istedi.[/caption]]]>
https://onnumarahaber.com/buyukcekmecede-goruntu-kirliligine-temizlik-operasyonu-h2927.html Tue, 21 Oct 2025 10:39:52 +0000
<![CDATA[Çatalca’daki Ormanlar Hayvan Mezarlığına Döndü]]> https://onnumarahaber.com/catalcadaki-ormanlar-hayvan-mezarligina-dondu-h2914.html Sokak Hayvanları Katlediliyor mu?

İstanbul / Çatalca – Çatalca’nın Akalan Mahallesi ile Kalfaköy Mahallesi sınırında yer alan ormanlık alan, son günlerde endişe verici görüntülere sahne oluyor. Daha önce sokak hayvanlarının ormana bırakıldığı yönünde gelen iddialar yeniden gündeme gelirken, bu kez manzara çok daha ürkütücü bir hal aldı.

Bölge sakinleri, orman içerisinde kimliği belirsiz kişilerce bırakıldığı düşünülen bazılarının kulaklarında küpe bulunan çok sayıda köpek leşlerine rastlandığını bildirdi. Orman yollarında ilerledikçe hayvan cesetlerinin arttığı, kötü kokunun yayılmaya başladığı belirtiliyor.

Yerel halk, uzun süredir bu bölgeye sistematik şekilde sokak hayvanlarının bırakıldığını ve son dönemde bazılarının öldrlerek atıldığını iddia ediyor. Durumu gören vatandaşlar, “Burası artık bir hayvan mezarlığına dönüştü” diyerek tepkilerini dile getirdi.

“Hiçbir canlının yaşam hakkı elinden alınamaz”

Uzmanlar ve hayvanseverler, yaşanan bu durumun açık bir hayvan hakkı ihlaliolduğunu belirtiyor. Hayvanların yaşam hakkının anayasal güvence altında olduğuna dikkat çeken çevreciler, “Sokak hayvanlarını öldürmek çözüm değil, suçtur. Devletin ve belediyelerin görevi bu hayvanları korumaktır” çağrısında bulunuyor.

Vatandaşlar, ormanlık alanda yaşanan bu vahşetin aydınlatılması ve sorumluların bulunması için yetkilileri göreve davet ediyor.

]]>
https://onnumarahaber.com/catalcadaki-ormanlar-hayvan-mezarligina-dondu-h2914.html Sun, 19 Oct 2025 14:02:11 +0000
<![CDATA[Mesut Üner, Mahalle Mahalle Çatalca'da!]]> https://onnumarahaber.com/mesut-uner-mahalle-mahalle-catalcada-h2907.html AK Parti Çatalca İlçe Başkanı, "Söz Verip Yapamamak En Büyük Izdıraptır"

ÇATALCA – 2019-2024 yılları arasında Çatalca Belediye Başkanlığı görevini üstlenen ve geride bıraktığı projelerle adından söz ettiren Mesut Üner, yeni dönemde AK Parti Çatalca İlçe Başkanı olarak çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Genel Merkez tarafından ilçe başkanı olarak görevlendirilen Üner, makamdan ziyade sahada olmayı tercih ederek ilçe sakinlerinin sorunlarını dinliyor ve "Şimdi Hizmet Zamanı" sloganıyla yeni dönemin startını veriyor.

Mahalle ziyaretlerinden birinde çekilen ve sosyal medyada da yayınlanan bir videoda konuşan Mesut Üner, hizmet anlayışını özetleyen açıklamalarda bulundu. Geçmiş dönemdeki başarılarını vurgularken, samimi ve dürüst bir siyasetçi portresi çizdi.

Söz Verilen 38 Proje, Yapılan 147!

Görev süresi boyunca vaat edilen projelerin çok ötesine geçtiklerini belirten Üner, halka verdiği önemi rakamlarla ortaya koydu:

"Bu koltuklar kolay değil. Söz verirsin, yapamazsın, bu daha büyük bir ızdırap aslında. Eğer yapabileceğimiz işlerin sözünü Allah bize vermeyi nasip etsin. Mesela geçen dönem 38 tane proje sözü verdik, 147 tane proje yaptık Çatalca’ya... Bugün biz Çatalca’da gerçekten yüz yıllık hizmet yaptık."

İlçe Başkanı Üner'in videoda detaylandırdığı hizmetlerde, önceki dönemde dökülenhalde olan Ticaret Merkezi'nin yapılması, ilçenin nefes almasını sağlayan, altında 300 araçlık otopark bulunan modern Millet Bahçesi'nin kazandırılması, sosyal yaşamı canlandıran Spor Adası ve büyük etkinliklere ev sahipliği yapan düğün salonları sosyal tesisler, bu 147 projenin sadece küçük bir kısmı.

"Bizim Dönem Ayrı Bir Dönemdi"

Özellikle Millet Bahçesi'nin önemine dikkat çeken Mesut Üner, "Millet Bahçesi olmasa insanların gidecek yeri yoktu. Çatalca'da hiç yoktu," diyerek yapılan hizmetlerin ilçenin en temel eksiklerini giderme vizyonuyla yapıldığını vurguladı. Yaptıkları hizmetlerin Çatalca'nın geleceğine yapılan en büyük yatırım olduğunu ifade etti.

Yeni dönemde AK Parti İlçe Başkanı olarak çalışmalarını sürdüren Üner, "Şimdi Hizmet Zamanı" diyerek kapı kapı, mahalle mahalle gezmeye ve halkın nabzını tutmaya devam ediyor.

]]>
https://onnumarahaber.com/mesut-uner-mahalle-mahalle-catalcada-h2907.html Fri, 17 Oct 2025 11:09:13 +0000
<![CDATA[Tüm Hizmetler Tek Adreste]]> https://onnumarahaber.com/ibb-hizmet-noktalari-portali-yayinda-h2897.html Tüm Hizmetler Tek Haritada Portal sayesinde vatandaşlar; kütüphaneler, kent lokantaları, Halk Ekmek satış noktaları, okul spor salonları, Bölgesel İstihdam Ofisleri ile İSKİ ve İGDAŞ vezneleri gibi çok sayıda hizmet noktasını tek ekranda görebiliyor. Kullanıcılar, aradıkları hizmetin hangi bölgede bulunduğunu, hangi gün ve saatlerde açık olduğunu kolayca öğrenebiliyor. Harita Tabanlı Kolay Kullanım Harita tabanlı yapısıyla öne çıkan portal, şehir genelindeki hizmet birimlerini görsel olarak sunarak yön bulmayı ve bilgiye ulaşmayı kolaylaştırıyor. Her bir hizmet noktası için adres, iletişim bilgileri ve ek yönlendirme notları da yer alıyor. Böylece vatandaşlar, işlemlerini planlarken zamandan tasarruf edebiliyor. Dijital Dönüşümün Yeni Adımı İBB’nin dijital dönüşüm vizyonunun bir parçası olarak geliştirilen portal, kent sakinlerinin belediye hizmetlerinden daha etkin ve hızlı şekilde yararlanmasını hedefliyor. Mobil ve masaüstü cihazlarla uyumlu olarak tasarlanan sistem, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde geliştirildi. Vatandaşlar, https://hizmetnoktalari.ibb.istanbul adresinden portala erişerek kendilerine en yakın hizmet birimlerini bulabilir, çalışma saatlerini kontrol edebilir ve gerekli yönlendirmelere anında ulaşabilirler.]]> https://onnumarahaber.com/ibb-hizmet-noktalari-portali-yayinda-h2897.html Tue, 14 Oct 2025 15:24:24 +0000 <![CDATA[Yarım Asırlık Koleksiyon, Sanatseverlerle Buluştu]]> https://onnumarahaber.com/yarim-asirlik-koleksiyon-sanatseverlerle-bulustu-h2880.html Farklı Kültürleri Bir Araya Getiren Koleksiyon Tuğsavul’un 1972 yılından bu yana topladığı anahtarlıklardan oluşan koleksiyon, dünyanın farklı coğrafyalarından simgeleri bir araya getirerek kültürler arası bir köprü oluşturuyor. Küçük bir objenin, farklı toplumların geleneklerini ve kimliğini yansıtma gücünü ortaya koyan sergi, ziyaretçilerine nostaljik ve kültürel bir yolculuk sunuyor. Tuğsavul’a Anlamlı Plaket Serginin açılış töreninde, Türk kültürünün yaşatılması ve uluslararası tanıtımına yaptığı katkılardan dolayı CIOFF Türkiye Onursal Başkanı Mehmet Savaş Tuğsavul’a, Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü H. Gürhan Ozanoğlu tarafından plaket takdim edildi. 17 Ekim’e Kadar Ziyarete Açık Tarihin ve kültürün izlerini taşıyan bu özel sergi, 17 Ekim tarihine kadar Büyükçekmece İbrahim Çallı Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.]]> https://onnumarahaber.com/yarim-asirlik-koleksiyon-sanatseverlerle-bulustu-h2880.html Tue, 14 Oct 2025 15:05:22 +0000 <![CDATA[Masa Başında Alınan Karar, Sahada Çileye Dönüştü]]> https://onnumarahaber.com/masa-basinda-alinan-karar-sahada-cileye-donustu-h2863.html Biliyorsunuz, yaklaşık iki yıldır Çatalca’nın mahallelerinde kamyon trafiği ciddi bir sorun haline geldi. Biz gazeteciler de, güzergahları değiştirilen maden ocaklarından Kalfaköy ve Akalan mahalleleri üzerinden yük taşıyan kamyonların yarattığı sıkıntıları defalarca gündeme getirdik.

Kazalar, bozuk yollar ve vatandaşın yaşadığı mağduriyet, her geçen gün biraz daha büyüyor.

Geçtiğimiz aylarda sevgili Belediye Başkanımız Erhan Güzel, bu konuda bir “müjde” vererek güzergah değişikliğine gidildiğini duyurmuştu. Ancak görünen o ki, bu karar sorunu çözmek yerine yeni mağduriyetler doğurdu. Bunu defalarca söyledim tekrar söylemek istedim. Anlaşılana kadarda söylemeye devam edeceğim

Meslektaşlarım Zafer Kara ve Şaban Tektaş, bu konuda örnek bir habercilik çalışmasına imza attılar. Kamyoncularla birebir görüşerek, yeni güzergahı kamyonlara binip baştan sona kayıt altına aldılar. Yayınladıkları görüntülerde yolların ne kadar bozuk olduğu, mahalle içlerinden geçerken yaşanan sıkıntılar açıkça görülüyor.

Kamyoncu esnafı oldukça tepkili. Röportajlarda şunları söylüyorlar:

“Yollar patates tarlası gibi. Mahallelerde kaldırım yok, yayalar yoldan yürümek zorunda kalıyor. Çok fazla rampa var, kazalara neden oluyor. Bu rampalardan inerken yüklü kamyonlar duramıyor, facia olur. Biz bu güzergahı istemiyoruz, her gün kazalar oluyor, malımıza da canımıza da zarar geliyor. Acilen çözüm istiyoruz.”

Merak edenler, meslektaşlarımın sosyal medya hesapları @catalca.sondakika ve @catalca_haberleri üzerinden bu görüntüleri izleyebilir. Bu videolar, sorunu doğru biçimde üst makamlara iletmek için de önemli bir kaynak olabilir.

Belki de sevgili Belediye Başkanımız, bu görüntüleri izleyip şöyle diyebilir:

“Evet, ben bu kararı yeterince incelemeden aldırdım. Alternatif yaratmadan güzergah değişikliği yapmak hata oldu. Vatandaşın ve kamyoncu esnafının çektiği sıkıntıları şimdi daha iyi anlıyorum. Bu durumu nasıl düzeltiriz, gelin birlikte çözüm arayalım.”

Elbette bu benim kişisel fikrim. Belediye Başkanı “Ben doğru olanı yaptım” da diyebilir.

Ama ileride mağdurlarla yüz yüze geldiğinde, o çok övünerek duyurduğu “müjdeyi” unutup “Bu iş benim üzerime nasıl kaldı?” demesin.

Benden küçük bir tavsiye…

]]>
https://onnumarahaber.com/masa-basinda-alinan-karar-sahada-cileye-donustu-h2863.html Thu, 09 Oct 2025 17:23:51 +0000
<![CDATA[Esenyurt’ta “Muhtarlar Mektebi” Başladı]]> https://onnumarahaber.com/esenyurtta-muhtarlar-mektebi-basladi-h2859.html Esenyurt Belediyesi, yerel yönetimlerin daha etkin ve donanımlı hale gelmesi amacıyla “Muhtarlar Mektebi” adlı eğitim programını başlattı. Esenyurt’ta görev yapan 43 mahalle muhtarının katılımıyla başlayan çalıştayın ilk dersini Belediye Başkan Vekili Can Aksoy verdi.

Aksoy, Türkiye’nin idari yapısı ve yerel yönetimlerin işleyişi hakkında bilgiler paylaşırken, programın ikinci gününde İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Öğretim Üyesi Dr. Hasan Yaman resmi yazışma, protokol ve adab-ı muaşeret konularında eğitim verdi.

18 Ekim’e kadar sürecek olan programda muhtarlara; sosyal medya kullanımı, liderlik becerileri, muhtarlık tarihi, etkili iletişim, kadına yönelik şiddetle mücadele ve afet yönetimi gibi konularda eğitimler verilecek. Eğitim sonunda katılımcılara sertifika takdim edilecek.

Esenyurt Muhtarlar Derneği Başkanı Ahmet Kuzgun, “Okumanın, öğrenmenin yaşı yok. Verimli bir program oldu, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” derken, Namık Kemal Mahalle Muhtarı Murat Canbaz ise, “Bu eğitim bizim için büyük bir şans oldu, hem teorik hem pratik olarak çok şey öğrendik.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://onnumarahaber.com/esenyurtta-muhtarlar-mektebi-basladi-h2859.html Thu, 09 Oct 2025 14:13:55 +0000
<![CDATA[Çatalca’nın Doğası Göz Göre Göre Yok Olmasın]]> https://onnumarahaber.com/catalcanin-dogasi-goz-gore-gore-yok-olmasin-h2854.html Çatalca’nın Doğası Göz Göre Göre Yok Olmasın

Çatalca Belediyesi Eylül ayı meclis toplantısında Çatalca Belediye Meclisi CHP Üyesi Avukat Halil Burak Çakıltaş, bir kez daha doğanın sesini duyurdu. Belki çoğumuzun gözünden kaçtı ama Çakıltaş neredeyse her meclis toplantısında dikkat çekici araştırmalarla ilçemizin, hatta bölgenin geleceğini ilgilendiren konulara ışık tutuyor.

Eylül ayı toplantısında yaptığı konuşma ise sadece Çatalca için değil, İstanbul’un nefesi olan kuzey ormanları için de adeta bir çevre alarmı niteliğindeydi.

Çakıltaş’ın vurguladığı konu, hepimizin yıllardır yakındığı ağır kamyon trafiği, toz bulutu, gürültü ve doğa tahribatının temel sebebine işaret ediyor: ormanların içindeki maden ocakları.

Meclis üyesine göre bu ocaklar kapatılmadıkça sorun kökten çözülmeyecek. Haklı da…

Ancak ne yazık ki geçtiğimiz günlerde öğrendiğimiz yeni bir bilgi, Çakıltaş’ın bu uyarılarını daha da anlamlı hale getiriyor. Çünkü Çatalca’da bir maden ocağının faaliyet alanı büyütülmek isteniyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu genişleme talebine “ÇED olumlu” kararı verdi. Yan üretim kapasitesinin artırılmasının önü açıldı. Bir maden şirketi için binlerce ağacın yok olmasına sessiz kalmak, aslında kendi geleceğimize sessiz kalmaktır.

Unutmayalım, bu ormanlar sadece yeşil görüntülerden ibaret değil.

Bizi serinleten oksijenin, içtiğimiz suyun, toprağı besleyen canlıların kaynağı.

Terkos’u, Sazlıdere’yi, Ayazma Deresi’ni besleyen bu ormanlar, İstanbul’un su damarları.

Bugün bir maden şirketi için kesilen her ağaç, yarın çocuklarımızın içeceği sudan eksiliyor.

Çakıltaş’ın da dediği gibi; “Doğa, çevre sağlığı, insan sağlığı konuları partiler üstü, siyaset üstü olmalı.

Ama ne yazık ki biz sessiz kaldıkça bu konular hep siyasetin gürültüsü arasında kayboluyor.

Üstelik bu sadece bir çevre meselesi değil; yaşam hakkımızın ta kendisi.

Belki birçoğumuzun gözünden kaçtı ama meclis kürsüsünden yükselen bu ses, Çatalca’nın, İstanbul’un, hatta Türkiye’nin geleceğine dair bir uyarıydı.

Ve biz bu uyarılara kulak vermedikçe, bir gün o sesin yankılanacağı ormanlar da kalmayacak.

Sessiz kaldıkça sesimiz kayboluyor.

Peki Meclis Üyesi Halil Burak Çakıltaş neler demişti?

Meclis Üyesi Çakıltaş o meclis toplantısında gündemine aldığı bir maden ocağı ve ilçede faliyet gösteren diğer benzer maden ocakları ile ilgili şu cümleleri kullanmıştı. “Bu proje hayata geçerse, orman alanı içindeki 41 bin 751 ağacın kesileceği öngörülüyor. Bir maden şirketi için on binlerce ağacın yok edilmesi dehşet verici bir durumdur. Herkesin buna tepki göstermesi gerekir.”

“Proje alanı Terkos Barajı’nı besleyen dereleri ve içme suyu havzalarını doğrudan etkiliyor. Ormanlık alanlarda yapılacak madencilik faaliyetleri su kaynaklarını kurutur, içme suyu kalitesini bozar.”

“Mevcut maden ocaklarının yarattığı kamyon trafiği zaten mahallelerimizi yaşanmaz hale getirdi. Bu proje gerçekleşirse araç trafiği yüzde 10’dan fazla artacak, toz, gürültü ve titreşimle doğa ve insan yaşamı daha da zarar görecek.”

“Biz bu karara karşı hukuki mücadele başlattık. İstanbul 11. İdare Mahkemesi’nde iptal davası açtık. Çünkü bu mesele partiler üstü, siyaset üstü bir meseledir. Hepimiz aynı havayı soluyor, aynı sudan içiyoruz.”

“Çocuklarımızın bizim yüzdüğümüz denizlerde yüzebilmesi, bizim dolaştığımız ormanlarda yürüyebilmesi için doğamızı tahrip eden bu projelere karşı bir olmalı, birlikte mücadele etmeliyiz.”

]]>
https://onnumarahaber.com/catalcanin-dogasi-goz-gore-gore-yok-olmasin-h2854.html Wed, 08 Oct 2025 18:49:28 +0000
<![CDATA[Çatalca’da içme suyu ve ekosistem tehlikede]]> https://onnumarahaber.com/catalcada-icme-suyu-ve-ekosistem-tehlikede-h2850.html Çatalca İhsaniye Mahallesinde 231 hektarlık alana kum ocağı kurulmasıyla ilgili projede Bakanlık, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verdi. Karar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nce askıya çıkarıldı.

Kısa Dalga'nın haberine göre, projenin sahibi Marmara Silis Kum Ticaret Limited Şirketi, kuvars kum ocağı ve yıkama-kurutma tesisinin kapasitesini artırmak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvurmuştu. 26 Eylül’de başlayan ÇED süreciyle ilgili nihai karar verildi.

Şirketin hazırladığı ÇED raporuna göre, proje için 63 milyon 544 bin TL harcanacak. 285 hektarlık alan için alınan ruhsat kapsamında 231 hektar alanda madencilik faaliyeti yürütülecek. Ocakta yıllık 395 bin tonluk üretim yapılması planlanıyor.

Proje dosyasında “orman vasfını yitirmiş hazine arazisi” olarak tanımlanan proje sahası içinde Dikimce Deresi yer alıyor.

İlçenin yüzde 90’ı içme suyu havzasında

ÇED raporunda kurum görüşlerine de yer verilmişti. Çatalca Belediyesi Plan ve Proje Şube Müdürlüğü, görüşünde ilçenin yüzde 90’ının içme suyu koruma havzasında bulunduğunu hatırlattı. Proje alanının bir kısmının da “tarımsal niteliği korunacak alan” içinde yer aldığına dikkat çekilerek, doğanın ekolojik ilkeler gözetilmeden değerlendirilmesinin tarım topraklarının azalmasına ve verimsizleşmesine yol açtığı vurgulandı. Görüşte, bitki örtüsünün zayıflaması ve su yetersizliğinin erozyonu artırdığı, bunun da kırsaldan kentlere göçü tetiklediği belirtildi. “Bu şekilde gelişen kentleşme, tarım alanlarının üretimden koparılmasına neden olmaktadır. Mutlak, özel ürün, dikili ve sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılmamalıdır” ifadeleriyle uyarıda bulunuldu.

Bölgedeki doğal bitki örtüsünün korunmasının önemine dikkat çekilen görüşte ayrıca, proje nedeniyle yollar ve orman alanlarında bozulmalar yaşanabileceği, araç geçişlerinin yeraltı su kaynaklarını olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Gürültü ve tozun yaban hayatı ile bitki örtüsüne zarar vereceği, bu durumun hem doğal yaşam döngüsünü hem de mahalle sakinlerini olumsuz etkileyeceği ifade edildi. Belediye, proje alanının doğal yaşam ve kaynakların korunması açısından uygun olmadığını bildirdi.

İSKİ de benzer biçimde, projenin Büyükçekmece Barajı’nın uzak mesafeli koruma alanı içinde bulunduğunu, ayrıca jeolojik temelli diğer koruma alanları ve barajın suyla ilişkili ekosistem hizmetleri açısından kritik bir bölgede yer aldığını belirterek uyarıda bulundu.

Haber: https://www.evrensel.net/haber/576211/bakanliktan-kuzey-ormanlarina-kum-ocagi-kurulmasina-onay-ced-olumlu-gorusu-verdi

]]>
https://onnumarahaber.com/catalcada-icme-suyu-ve-ekosistem-tehlikede-h2850.html Wed, 08 Oct 2025 13:47:32 +0000
<![CDATA[Türkoba planlarına olumsuz görüş]]> https://onnumarahaber.com/turkoba-planlarina-olumsuz-gorus-h2848.html Tarım Bakanlığı’ndan Türkoba planlarına olumsuz görüş!

Büyükçekmece Belediye Meclisi’nde konuşan CHP Grup Başkan Vekili Tarık Erdoğan, Türkoba Mahallesi planlarına yönelik yapılan itirazın Tarım Bakanlığı tarafından reddedildiğini söyledi.

Büyükçekmece Belediye Meclisi’nin Ekim ayı birinci oturumunda söz alan CHP Grup Başkan Vekili Tarık Erdoğan, Tarım Bakanlığı’nın kararının Türkoba halkını mağdur eden kararını yargıya taşıdığını açıkladı.

“Anladığım kadarıyla orada şehir plancı yok”

CHP Grup Başkan Vekili Tarık Erdoğan, konuya ilişkin olarak şunları söyledi: “Türkoba planlarında tarım görüşü geldi. Olumsuz geldi. Tarım; her şeye rağmen, size rağmen, bize rağmen, halka rağmen, Fıratpen’e rağmen olumsuz görüş verdi. Yani şöyle dedi: ‘’Siz burada plan yapamazsınız. Eski planlara dönün’’ diyor. Eski planların meriyetiyle ilgili bir yazı istediğimizde de bize bu yazıyı vermiyor. Tarım Bakanlığının böyle bir tutumu var. Anladığım kadarıyla orada şehir plancı yok. Yoksa böyle bir şey yazmaları mümkün değil. Tekrar itiraz ettik. Şahsım adına bir mahkemeye dava açmış bulunuyorum. Katılmak isteyen arkadaşlarım olursa imza alabilirim. Tarım Bakanlığından, Türkoba’nın mağduriyeti adına.‘’


]]>
https://onnumarahaber.com/turkoba-planlarina-olumsuz-gorus-h2848.html Wed, 08 Oct 2025 13:19:36 +0000
<![CDATA[İBB’DEN ÜÇÜNCÜ TAKSİ İHALESİ: 63 PLAKA SATILDI]]> https://onnumarahaber.com/ibbden-ucuncu-taksi-ihalesi-63-plaka-satildi-h2835.html

Yenikapı’daki Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde yapılan ihaleye 65 başvuru yapıldı, 63 katılımcı şartları sağlayarak ihaleye katıldı. İhalede ilk olarak 34 TUA 29 plakası 4 milyon 700 bin + KDV bedelle satıldı. Bugün 63 plaka satılırken toplamda 92 plaka yeni sahibini buldu. Bu plakalarla İstanbul trafiğine yeni nesil taksiler kazandırıldı.

VOLKAN DEMİR: “AMACIMIZ, İSTANBULLULARA GÜVENLİ VE NİTELİKLİ BİR TAKSİ DENEYİMİ SUNMAK”

İhaleye başkanlık eden İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, ihalenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bugün encümenimiz İstanbul’da uygulama bazlı taksilerin üçüncü ihalesini gerçekleştirdi. Bu ihale sonucunda toplamda 92 taksi plakasısatıldı. Bir kısmı kısa süre içinde trafiğe çıkacak, tamamı ise en yakın zamanda hizmete başlayacak.

Uygulama bazlı taksi sisteminde şu an altı uygulama kullanılabiliyor ve sayısı artabilecek. Sistem uçtan uca denetlenebilir, hem şoförler hem de yolcular için güvenli bir yapı sunuyor. Tüm ödemeler kayıt altında olduğu için kayıt dışılık engelleniyor; hem ekonomi hem de şehir güvenliği açısından katkı sağlanıyor. Bu araçlarda yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yetkilendirilen ve belgelendirilen şoförler çalışabiliyor. Belgelendirme kriterlerimiz arasında bağımlılık testleri ve Türk Ceza Kanunu’na göre yaklaşık 30-35 suçtan hüküm giymemiş olma şartı bulunuyor. Her yıl şoförler ve araçlar kalite denetiminden geçiriliyor. Amacımız, İstanbullulara güvenli ve nitelikli bir taksi deneyimi sunmak.

İhale sonuçlarının ardından gerekli belgeler teslim edilip ödemeler yapıldığında araçlar hızla trafiğe çıkıyor. Daha önce satılan birinci ve ikinci ihale taksileri şimdiden trafikte. Bugün 63 plaka satışı gerçekleşti ve talep giderek artıyor. Önümüzdeki dördüncü ve beşinci ihalelerde yüzlü rakamlara ulaşmayı öngörüyoruz.

VATANDAŞLAR İÇİN KOLAY BAŞVURU

Taksi plakasına sahip olmak isteyen vatandaşlarımız için süreç oldukça kolay. İhale tarihleri İBB web sitesinden takip edilebilir veya telefonla bilgi alınabilir. İstenen evraklar zamanında teslim edilerek ihaleye katılmak mümkün. Amacımız, isteyen her vatandaşın bu yatırıma kolayca ulaşabilmesi.

ÖZEL PLAKALAR SONRA SATILACAK

Plaka satış bedelleri her ihalede farklılık gösterebiliyor. Muammen bedel belirleniyor ve süreç buna göre işliyor. Bazı plakalara, özellikle 34 ile biten “özel” dediğimiz plakalar için daha yüksek talepler olabiliyor. Bunlar ilerleyen süreçte ayrıca değerlendirilecek.”

YENİ NESİL TAKSİ SİSTEMİ NEDİR?

Uygulama tabanlı modelle; yolcu seçme, kısa mesafe almama ve fazla ücret talebi gibi kronik sorunların önüne geçilecek. Taksiler yalnızca mobil uygulamalar üzerinden çağrılabilecek; yolcular, aracın plakasını, şoför bilgilerini ve güzergâhını önceden görebilecek.

TRAFİK SORUNUN ÇÖZÜMÜNE KATKI

Araştırmalara göre taksilerin zamanlarının yaklaşık %40’ı yolcu aramakla geçiyor. Bu durum hem boş dolaşım hem de trafik yükü oluşturuyor. Yeni sistemle bu oranın ciddi ölçüde düşmesi hedefleniyor. Ayrıca her bir taksinin yaklaşık sekiz özel aracı trafikten çekmesi öngörülüyor.

Satışı yapılan plakaların kullanım hakkı 29 yıl ile sınırlı olacak. İstanbulluların oylarıyla belirlenen yeni tasarımlara sahip araçlar kısa süre içinde yollarda hizmet vermeye başlayacak.

]]>
https://onnumarahaber.com/ibbden-ucuncu-taksi-ihalesi-63-plaka-satildi-h2835.html Wed, 08 Oct 2025 12:56:16 +0000
<![CDATA[PARİS’TEN İETT’YE TEKNİK İNCELEME GEZİSİ]]> https://onnumarahaber.com/paristen-iettye-teknik-inceleme-gezisi-h2823.html

Paris’in en büyük toplu taşıma kurumu olan ve Fransa ile beraber 17 farklı ülkede toplu ulaşım hizmeti sunan RATP heyeti, İETT’nin Edirnekapı’da bulunan Metrobüs Filo Yönetim Merkezi’nde teknik bilgi aldıktan sonra metrobüs ile yolculuk yaparak sistemi deneyimledi. Heyet, İETT’nin metrobüs sisteminde yaptığı yenilikler, yeni hizmete alınan 280 yolcu kapasiteli araçlar, otonom sürüş hazırlıkları, sefer sıklığı ve metrobüsün 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veriyor olmasından dolayı İETT’ye tebriklerini ilettiler.

İETT, dünyanın farklı ülkelerinden toplu ulaşım kurumlarını İstanbul’da ağırlamaya ve kaliteli toplu ulaşım için karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımına devam edecek.

 İbb bülten

]]>
https://onnumarahaber.com/paristen-iettye-teknik-inceleme-gezisi-h2823.html Tue, 07 Oct 2025 10:44:42 +0000
<![CDATA[Meriç Güleç ve Başkan Güzel Arasındaki Gerginlik Kısa Sürdü]]> https://onnumarahaber.com/meric-gulec-ve-baskan-guzel-arasindaki-gerginlik-kisa-surdu-h2815.html Çatalca Belediye Meclisi’nin Ekim ayı birinci birleşiminde yaşanan tartışma sonrası meclis salonunu terk eden CHP’li Meclis Üyesi Meriç Güleç, akşam saatlerinde Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel ile bir araya geldi. Meclis oturumunda yaşanan gerilimin ardından tarafların aynı gün içinde bir görüşme gerçekleştirmesi dikkat çekti. Görüşmenin, Belediye Başkanı Erhan Güzel’in Meriç Güleç’e ulaşmasıyla gerçekleştiği öğrenildi. Belediye Başkanı Güzel ile makamında bir araya gelen Güleç, görüşme sonrası Başkan Güzel’le birlikte çekilen fotoğrafı sosyal medya hesabından “Tam yol ileri” notuyla paylaştı. Bu paylaşım, yaşanan gerginliğin kısa sürede tatlıya bağlandığı ve taraflar arasında bir sorun kalmadığı şeklinde yorumlandı. ]]> https://onnumarahaber.com/meric-gulec-ve-baskan-guzel-arasindaki-gerginlik-kisa-surdu-h2815.html Mon, 06 Oct 2025 21:35:58 +0000 <![CDATA[Mecliste Gerginlik: CHP’li Meriç Güleç Salonu Terk Etti]]> https://onnumarahaber.com/mecliste-gerginlik-chpli-meric-gulec-salonu-terk-etti-h2811.html

Gündem dışı konuşmalarda söz alan Meriç Güleç, belediyenin çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulunmak üzere kürsüye çıktı. Güleç’in konuşmasına ilk olarak AK Parti Grup Sözcüsü Lokman Naroğlu müdahale etti. Naroğlu, “Bize bu bilgilerin yer aldığı kitapçık gelmedi, bize de verin” ifadeleriyle Güleç’in açıklamalarına atıfta bulundu.

Kısa süreli tartışmanın ardından konuşmasına devam etmek isteyen Güleç’e bu kez meclis oturumunu yöneten Başkan Erhan Güzel uyarıda bulundu. Güzel, “Meriç Bey, buradaki herkesin vaktine de saygı göstermemiz gerekiyor. Beş dakika içinde konuşmanızı toparlamanız gerekiyor ” dedi.

Bu sözler üzerine Güleç, “Tamam başkanım, gerek yok” diyerek konuşmasını sonlandırdı ve yerine geçti. Ardından gündem oylamalarına katılmadan meclis salonunu terk etti.

Toplantı sonrasında meclis üyesi arkadaşlarının telefonlarına yanıt vermeyen Meriç Güleç’in, ayrıca bir süredir Başkan Erhan Güzel ile arasında soğukluk olduğuda iddia ediliyordu. Yaşanan son gelişme, bu iddiaları doğrular nitelikte değerlendirildi.

Kulis bilgilerine göre Güleç’in yakın çevresine, “Erhan Başkan’la artık anlaşamıyoruz, istifa etmeyi düşünüyorum” dediği öne sürüldü.

]]>
https://onnumarahaber.com/mecliste-gerginlik-chpli-meric-gulec-salonu-terk-etti-h2811.html Mon, 06 Oct 2025 18:28:25 +0000
<![CDATA[Büyükçekmece’de “çok riskli” statüsündeki bir site daha yıkıldı]]> https://onnumarahaber.com/buyukcekmecede-cok-riskli-statusundeki-bir-site-daha-yikildi-h2794.html Depreme dirençli kent hedefiyle kentsel dönüşüm çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Büyükçekmece Belediyesi, “çok riskli” statüsündeki bir siteyi daha yıktı.

Atatürk Mahallesi’nde yaklaşık yarım asır önce inşa edilen 6 blok ve 153 bağımsız bölümden oluşan riskli yapı, belediye ve vatandaş iş birliğiyle, belediye ekiplerinin denetiminde yıkıldı.

‘’47 sene evvel yapımı tamamlanmış bir site’’

Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Hakan Çebi, Atatürk Mahallesi’nde bulunan 47 yıllık Panorama Sitesi’nin kentsel dönüşüm kapsamında yıkım sürecine dair şöyle açıklama yaptı: ‘’Bugün Atatürk Mahallesi Panoroma Sitesinde’yiz. Bana verilen bilgilere göre Panorama Sitesi’nin yapılış tarihi 1978. Yani bundan 47 sene evvel yapımı tamamlanmış bir site. Toplam 6 bloktan ve 153 bağımsız bölümden oluşmakta ve 6466 metrekare bir araziye sahip. Buranın kat malikleri ile müteahhit firmalar bir araya gelerek riskli yapı tespitini yaptırmışlar ve bu yapı tespitinden sonra yasal işlemlerin tamamlanmasıyla beraber bugün yıkım için burada toplanmış bulunuyoruz. Yine bilindiği gibi belediyemizin imar planlarına eklediğimiz plan notuyla beraber 1000 metrekare üzerine verdiğimiz artı bir kat artışla beraber şurada planlanan toplam 221 bağımsız bölüm bulunmaktadır. Yine devletimizin kentsel dönüşümü hızlandırmak amacıyla vermiş olduğu ‘’Yarısı Bizden’’ kampanyası hala devam etmektedir. Bu kampanya kapsamında verilen paranın yarısı hibe, yarısı da düşük faizli ve uzun vadeli bir kredi. Panorama Sitesi de bu krediden ve hibeden faydalanmayı planlamaktadır. Ben kentsel dönüşümün vatandaşlarımıza ve Büyükçekmece’ye, halkımıza hayırlı olmasını diliyorum.’’

‘’Kentsel dönüşümde ada bazlı planlama önemli’’

Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Koçak, ada bazındaki kentsel dönüşümlerin önemli olduğunu belirterek şöyle konuştu: ‘’Başkanımızı ve buradaki kentsel dönüşüme destek olan herkesi tebrik ediyorum. Bizim aslında öngördüğümüz kentsel dönüşüm, sadece bina yenileme değil. Arazi kullanımı, toplu halde dönüşümler ve parsel bazında değil de ada bazındaki dönüşümleri daha çoğunlukla öngörüyoruz ve önemsiyoruz. Çünkü sosyal donatı alanlarımız, kent içerisinde o kadar hor kullanılmış ve herhangi bir sosyal donatı alanı kalmamış. İnsanların yaşayabileceği yeşil alanlar kalmamış. Fakat böylece toplu halde de yapılan kentsel dönüşümlerde, ada bazında yapılan dönüşümlerde hem yeşil alana boş yerler kalıyor hem de yapılarımız daha güvenli oluyor ve buradaki planları da inceledik. Daha önceki yapılan Büyükçekmece içerisinde yapılan binaların projede de son derece güzel, son derecede dizi, alanlar son derece güzel kullanılmış. Bu nedenle hem burada yaşayacakları tebrik ediyorum, hem başkanımızı hem de bu işte emeği olan Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü dahil bütün arkadaşları tebrik ediyorum ve bu işlerin bu şekilde devam etmesini de arzu ediyoruz.’’

 

 

]]>
https://onnumarahaber.com/buyukcekmecede-cok-riskli-statusundeki-bir-site-daha-yikildi-h2794.html Thu, 02 Oct 2025 21:21:42 +0000
<![CDATA[Başkan Güzel’e Çağrı; Deprem Kapıda, Çatalca Bekliyor!]]> https://onnumarahaber.com/baskan-guzele-cagri-deprem-kapida-catalca-bekliyor-h2782.html İstanbul yine sallandı. 5.0 büyüklüğündeki deprem, “tehlike kapımızda” uyarısını bir kez daha yüzümüze çarptı. İşte tam da bu yüzden Çatalca’da kentsel dönüşüm artık ertelenemez bir zorunluluk.

İlçede çok sayıda bina hasarlı, riskli, oturulamaz durumda. İnsanlar evlerini boşaltmak zorunda olduklarını söylüyor ama belediyenin “ada bazında kentsel dönüşüm” ısrarı yüzünden kimse ilerleyemiyor. Vatandaş mağdur, çünkü binalarını yenileyemiyorlar.

 

Belediye Başkanı Erhan Güzel, ada bazında kentsel dönüşümü destekliyor. Desteklemesine destekliyoruz ama asıl mesele burada! Çatalca’da insanlar apartman bazında bile zor uzlaşırken, ada bazında yüzlerce kişiyi aynı noktada buluşturmak nasıl mümkün olacak? Burada belediyeye ve başkana düşen ciddi sorumluluklar var. Gerekirse bire bir devreye girilmeli, vatandaş ikna edilmeli, süreç hızlandırılmalı.

Ama maalesef görüyoruz ki Sayın Güzel, zamanını daha çok partisinin ilçe kongresiyle, siyasi ve sivil toplum kuruluşlarını  dizayn edilmesiyle harcıyor. Halbuki Çatalca’nın önünde iki yakıcı sorun var: Kentsel dönüşüm ve trafik.

İşte tam bu noktada bir başka eleştiriyi de dile getirmek gerekiyor: Sosyal medya fenomenleri gibi süslenip püslenip kamera karşısına geçmek, boy boy fotoğraflar paylaşmak kolay. Ama keşke aynı enerjiyi kentsel dönüşüm konusunda halkı bilgilendirmeye ayırsanız. O çok sevdiğiniz sosyal medyada; ilçedeki riskli yapılar, ada bazlı planların ne anlama geldiği, vatandaşın hangi adımları atması gerektiği konusunda net ve açık videolar yayınlasanız, inanın herkes için daha faydalı olur.

Hem izlenme oranlarınız artar, hem de işini gücünü bırakıp belediyeye gelip bilgi almaya çalışan vatandaş birinci ağızdan doğru bilgilere ulaşır. Çünkü halkın beklediği şey süslü paylaşımlar değil, somut bilgi. Siz kendi içinizde toplantılar yapıp “çok faydalı bir toplantı oldu” demekle işin bittiğini mi sanıyorsunuz? İnsan merak ediyor: O faydalı dediğiniz toplantının sonucu ne? Halkın hayatına nasıl yansıyacak?

Öte yandan Çatalca’da trafik karmaşası da her geçen gün büyüyor. Trafik sirkülasyonu projesi İBB’ye sunuldu, fakat akıbeti meçhul. İlçe merkezindeki keşmekeş her geçen gün artıyor, insanlar işine, okuluna, hayatına yetişemiyor.

Bugün Çatalca’nın gündemi; koltuk kavgaları değil, riskli binalar ve çözülemeyen trafik olmalı. Deprem kapımızda! Bugün oldu, yarın yine olacak. Hasarlı yapılar yıkılmadan, sağlam binalar yapılmadan bu ilçede kimse güvende değil.

O yüzden buradan çağrımız açık:

Sayın Erhan Güzel, seçim havasını bırakın, belediye başkanı olduğunuzu hatırlayın. Siyaset mühendisliğini değil, Çatalca’nın geleceğini düşünün. Bu kenti yeniden inşa etmek, bu ilçeyi yaşanabilir hale getirmek sizin sorumluluğunuz.

Çatalca bekliyor. Deprem beklemiyor.

]]>
https://onnumarahaber.com/baskan-guzele-cagri-deprem-kapida-catalca-bekliyor-h2782.html Thu, 02 Oct 2025 17:33:51 +0000
<![CDATA[Çatalca’nın Milli Gururu: Ecem Özel]]> https://onnumarahaber.com/catalcanin-milli-gururu-ecem-ozel-h2777.html Çatalca’nın Subaşı Mahallesi’nden çıkarak karate sporunda büyük başarılar elde eden Milli Sporcu Ecem Özel, kısa sürede gösterdiği azim ve disiplinle dikkatleri üzerine çekiyor.

Yaklaşık 4 yıldır karate eğitimi alan Özel, bu süre içinde 4 kez milli formayı giymeyi başardı. Balkan Şampiyonası’nda üçüncülük elde eden başarılı sporcu, bugüne kadar katıldığı yarışmalarda 71 madalya kazanarak Çatalca’nın gururu oldu. Hedefinin Avrupa, Dünya ve Olimpiyat şampiyonlukları olduğunu belirten Özel, çalışmalarını özveriyle sürdürüyor.

Ecem Özel’in antrenörü Muzaffer Muyan, 35 yıldır karate sporunu gençlere sevdirmeye çalıştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Şimdiye kadar on binlerce çocuğun hayatına dokundum. Çatalca’dan 15 milli sporcu çıkardık, Avrupa, Balkan ve Türkiye derecelerimiz var. A Milli Takım’da sporcumuz mevcut. Alt yapıda çok yetenekli çocuklarımız var; 7 yaşında Türkiye ikincisi sporcumuz var. Üç öğrencimiz milli sporcu oldukları için üniversite bursu kazanarak eğitimlerine devam ediyor. Çatalca merkezde 4 farklı noktada, ayrıca Kestanelik, Çiftlikköy, Karacaköy ve Binkılıç köylerinde yaklaşık 300 sporcuyla aktif kurslarımız sürüyor. Yıllardır salon sıkıntımız var ama buna rağmen başarılarımız devam ediyor. Ecem Özel de bu başarının en güzel örneklerinden biri. Kendisine çok inanıyoruz.”

Karateye tutkuyla bağlı olan Ecem Özel, ilçedeki gençlere, özellikle de kız çocuklarına ilham veren bir sporcu olarak öne çıkıyor.

]]>
https://onnumarahaber.com/catalcanin-milli-gururu-ecem-ozel-h2777.html Thu, 02 Oct 2025 10:35:51 +0000
<![CDATA[“Çatalca CHP Kongresi: Perde Arkasında Başkan”]]> https://onnumarahaber.com/catalca-chp-kongresi-perde-arkasinda-baskan-h2772.html Çatalca CHP İlçe Örgütü geçtiğimiz hafta kongresini yaparak yeni ilçe başkanını seçti. Ne var ki kongre öncesi, kongre günü ve sonrasında yaşananlar, sonucu gölgede bırakarak tartışmaları beraberinde getirdi.

Aslında işaretler çok önceden verilmişti. Delegelerin belirlenmeye başlandığı dönemde, kulislerde Belediye Başkanı Erhan Güzel’in ilçe başkan adaylarını bir araya toplayıp listelere yön vermeye çalıştığı konuşuluyordu. Beş adayla başlayan süreç, kongre gününe gelindiğinde kırmızı liste adayı Gökberk Öder’in yönetim listesine doğrudan müdahaleye dönüştü. Bir gün önce listede yer alan isimler, kongre sabahı yerini kaybetti. Öder’in itirazıyla liste karıştı, kırmızı cephede sarsıntı başladı.

O sarsıntının en görünür sonucu Hakan Eteke’nin istifası oldu. Kongre salonunu terk eden Eteke, sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Çok sevdiğim, dede mirası partimden üzülerek ayrılıyorum” diyerek istifasını duyurdu. Bir gün sonra yaptığı ikinci paylaşımda ise isim vererek yaşananları anlattı: Belediye Başkanı Erhan Güzel ve yardımcısı Burak Tan’ın kendisini listeye davet ettiğini, ancak kongre günü isminden vazgeçildiğini söyledi. “Benimle dalga geçildi” ifadeleri, damga vurdu.

Kongrede tansiyonu yükselten bir diğer çıkış da delege Yunus Karabatak’tan geldi. Karabatak, kongre salonunda “Bir belediye başkanının ilçe başkanlığı seçimine bu kadar müdahil olmasını yanlış buluyorum ve Erhan Başkanı kınıyorum” diyerek tepkisini yüksek sesle dile getirdi.

Sadece bunlar değil… Yıllarca partiye emek veren Taşkan Uysal’ın liste dışı kalması, kırmızı listenin adayı olarak açıklanan Ekrem Alabaş’tan birkaç saat içinde vazgeçilmesi, Belediye Başkanı Güzel ile arası uzun süredir açık olan Çatalca Belediyesi Eski Başkan Yardımcısı Ufuk Akın’ın il delegesi yapılması da dikkat çekti.

Tüm bu gelişmeler, kongrenin sadece bir başkan seçme süreci olmadığını; aynı zamanda dostlukların sınandığı, kırgınlıkların büyüdüğü ve parti içi dengelerin yeniden dizayn edildiği bir sahneye dönüştüğünü gösterdi.

Kısacası, Çatalca kongresinde yalnızca sandık kurulmadı, güvenler de sınavdan geçti. Bu tablo, siyasetin en eski kuralını bir kez daha hatırlattı. Siyaset; dostu düşman, düşmanı dost yapmaya muktedirdir. Yazacağım çok fazla detay var. Bu detaylarıda süreç içersinde yazılarımda aktarıcağım. Ne oldu da Ekrem Alabaş’tan vazgeçildi. Ne olmuştu da birlikte mesai arkadaşlığı yaptıkları günden itibaren özellikle de 2019 yerel seçimlerinden sonra Sayın Akın ve Başkan Güzel’in arası açılmıştı ve bugün nasıl oldu da biraraya geldiler. Partinin emektarlarından Sayın Taşkan Uysal’dan neden vazgeçildi. Ufuk Akın kırmızı listede yer almasa neler olacaktı? Ufuk Akın'ın tekrar siyaset sahnesinde yerini alması üzerine her hangi bir pazarlık yapıldı mı? Ve sonuç olarak pek çok cevapsız kalan soru, belirsizlik, şeffaflığından şüphe duyulan, adaylar arası eşitlik koşulunun yerine getirilmediği bir kongre süreci sona erdi. Yine gördük ki CHP'nin genel yapısında önemle üzerinde durulan kadın ve genç kotası dikkate alınmamış, listeler kişilerin kendi kafasına göre yapılmıştı.

]]>
https://onnumarahaber.com/catalca-chp-kongresi-perde-arkasinda-baskan-h2772.html Tue, 30 Sep 2025 19:12:41 +0000
<![CDATA[Çatalca CHP’nin Yeni Başkanı Öder’den İlk Mesaj: “Mücadelemiz Sürüyor”]]> https://onnumarahaber.com/catalca-chpnin-yeni-baskani-oderden-ilk-mesaj-mucadelemiz-suruyor-h2728.html Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çatalca İlçe Kongresi hafta sonu gerçekleştirildi. Kongrede delegelerin oylarıyla Çatalca İlçe Başkanlığı görevine seçilen Gökberk Öder, sosyal medya hesabı üzerinden bir teşekkür mesajı yayımladı.

Yeni yönetimde görev dağılımının nasıl yapılacağı merak edilirken, Öder açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Beni Cumhuriyet Halk Partisi’nin en önemli makamlarından biri olan Çatalca İlçe Başkanlığı görevine layık gören tüm yol arkadaşlarıma, delegelerimize ve emekçi örgütümüze sonsuz ve yürekten teşekkür ediyorum.

Kongremiz tamamlandı; ancak mücadelemiz sürüyor. Şimdi yönetim kurulu üyelerimiz başta olmak üzere tüm örgütümüzle omuz omuza, kararlılıkla İstanbul’da ve Türkiye’de iktidar yolumuza devam etme zamanı!”

Öder’in önümüzdeki günlerde yeni yönetimle birlikte görev dağılımını açıklaması bekleniyor.

]]>
https://onnumarahaber.com/catalca-chpnin-yeni-baskani-oderden-ilk-mesaj-mucadelemiz-suruyor-h2728.html Tue, 30 Sep 2025 10:17:02 +0000
<![CDATA[Çatalca CHP İlçe Kongresi 28 Eylül’de: Adaylar Netleşiyor]]> https://onnumarahaber.com/catalca-chp-ilce-kongresi-28-eylulde-adaylar-netlesiyor-h2709.html Kırmızı listede aday olarak Gökberk Öder gösterildi. Mevcut İlçe Başkanı Yakup Yaşar’ın, adaylık için Ekrem Alabaşı önermesine rağmen bu öneri karşılık bulmadı. Alabaşı’nın, Öder için “hayırlı olsun” ifadesini kullanması dikkat çekti. Öte yandan kırmızı listede adı geçen Taşkan Uysal’ın ise delegeler tarafından aday olarak istendiğini söylediği ve Gökberk Öder’in adaylığına sıcak bakmadığı öğrenildi. Uysal’ın aday olup olmayacağı merak konusu. Kırmızı listenin adayı Gökberk Öder yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bu süreç, kişisel değil örgütsel bir tercihtir. Delegelerimizin desteği ile aday gösterilmiş olmam, birliktelik duygusunun bir tezahürüdür. Birlikte mücadele edecek, birlikte örgütümüzü daha da güçlendireceğiz. Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in çizdiği halkçı, demokratik ve gençleşen parti vizyonunun Çatalca’da da karşılık bulacağına inanıyorum.” Beyaz listenin adayı Sonay Serhat Özgören ise şu açıklamayı yaptı: “Bugün büyük bir inanç ve heyecanla; zorlu ama onurlu bir mücadele için yola çıkıyoruz. Çatalca’da CHP örgütünü büyütmek, kadınların ve gençlerin öncülüğünü güçlendirmek, dayanışmayı her mahalleye taşımak için adayım. Yol arkadaşımız Gökberk Öder ve ekibine başarılar diliyorum.” Çatalca CHP’de kongreye doğru heyecan giderek artarken, gözler 28 Eylül’de yapılacak seçimlere çevrildi.]]> https://onnumarahaber.com/catalca-chp-ilce-kongresi-28-eylulde-adaylar-netlesiyor-h2709.html Thu, 25 Sep 2025 17:13:19 +0000 <![CDATA[ÇATALCA’DAN YÜKSELEN SES: CHP’DE İÇ BARIŞ ARAYIŞI]]> https://onnumarahaber.com/catalcadan-yukselen-ses-chpde-ic-baris-arayisi-h2698.html İstanbul İl Başkanlığı’nın mahkeme kararıyla görevden alınmasının ardından, sadece il merkezinde değil, ilçelerde de tartışmalar büyüyor. Çatalca’da bazı Cumhuriyet Halk Partililer bu gelişmeye tepkilerini dile getirirken, tartışmaların odağında partinin kendi iç dinamikleri var. Bu tepkilerden dikkat çeken isimlerden biri Çatalca Belediye Meclis Üyesi Eftal Korkmaz oldu. Korkmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, parti içindeki bölünmelere ve ötekileştirmelere sert eleştiriler yöneltti. Korkmaz’ın şu sözleri aslında yalnızca bugünün değil, haftalar öncesine dayanan bir rahatsızlığın yansımasıydı: “Bugün İl Kongresini mahkemeye taşıyanlar, mevcut İl Başkanımızın listesinden kurultay delegesi seçilen ve Genel Başkanımızı destekleyen partililerdir. Ne oldu da bu noktaya gelindi, iyice düşünülmeli. Bu süreçte aynı görüşte olunmayan insanları suçlamaktan ve hedef göstermekten vazgeçilmelidir.” Peki Çatalca’da yaşanan tartışmanın kökleri nerede? Aldığım bilgilere göre süreç, ilçe başkanlığı adaylıklarının konuşulmaya başlandığı günlerde başladı. Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, meclis üyeleriyle yaptığı bir toplantıda “kırmızı liste” adı altında bir yol haritası çizdi. Güzel, bu listenin dışında kalanların ise “Ekrem Başkan’ın içeride çürümesini isteyenler, kendisinin içeri atılmasını isteyenler” olarak nitelendirildiğini ifade etti. Bu sert sözler, parti içinde ciddi rahatsızlıklara yol açtı. Özellikle “hain ilan edilmekten” endişe edenler, kırmızı liste etrafında saf tutmak zorunda kaldı. Sosyal medyada yapılan liste paylaşımlarıyla adeta bir samimiyet testi başladı. Bir yanda Güzel’in sert çıkışına ses çıkarmayanlar, diğer yanda ise bu dilin partiyi daha da ayrıştıracağını savunanlar vardı. İşte tam bu noktada Eftal Korkmaz’ın çıkışı önemli bir anlam kazanıyor. Daha önce beyaz liste adayı Sonay Serhat Özgören ile aynı yönetimde görev alan Korkmaz, Güzel’in sözlerinden en çok etkilenen isimlerden biri oldu. Onun sosyal medya paylaşımı yalnızca İstanbul’daki gelişmelere bir tepki değil, aynı zamanda Çatalca’daki bu kırmızı-beyaz liste gerilimine de gönderme niteliği taşıyor. Korkmaz, partiyi “ülkenin emniyeti” olarak tanımlarken, iç barışın sağlanmadığı sürece CHP’nin zarar göreceğini vurguluyor. Onun şu sözleri aslında bir çağrı niteliğinde: “CHP’yi parçalamak isteyen girişimler karşısında en büyük gücümüz parti içi barıştır. Aynı düşünmeyeni de kucaklamayan bir yönetim, çınarımızın gövdesine zarar verir.” Bu satırlar, yalnızca Çatalca için değil, CHP’nin genel gidişatı için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Zira siyasi mücadelelerin sertleştiği bir dönemde, partinin kendi içinde kutuplaşmaya sürüklenmesi en büyük zafiyet olabilir. Sonuç olarak, Eftal Korkmaz’ın sözleri bize bir gerçeği hatırlatıyor: CHP’yi güçlü kılan, farklı düşüncelere rağmen aynı çatı altında buluşabilme iradesidir. Eğer bu irade kaybolursa, kavgayı kazanan olmaz; sadece çınarın dalları kırılır.]]> https://onnumarahaber.com/catalcadan-yukselen-ses-chpde-ic-baris-arayisi-h2698.html Thu, 25 Sep 2025 16:45:27 +0000 <![CDATA[HALKA AİT DEĞERLER KURBAN EDİLMEMELİ]]> https://onnumarahaber.com/halka-ait-degerler-kurban-edilmemeli-h1463.html Bundan yaklaşık 20 yıl önce özellikle günü birlik tatilciler İstanbul'un ormanlık bölgelerinde yaptıkları piknik sonrası söndürülmeyen mangal ateşlerinden dolayı çok fazla orman yangını yaşanıyordu. O dönemler bir karar alındı. İstanbul'un bazı ilçelerinde belirlenen ormanlık alanlar o bölgelerdeki köy muhtarlıklarına, spor kulüplerine mesire alanı olarak tahsis edildi ve bu alanlar dışındaki ormanlık alanlarda piknik yapmak yasaklandı. Amaç kontrollü bölgelerde hem vatandaşın rahatça piknik yapması hem de orman yangınlarının önüne geçmekti. Başarılı da olundu. Muhtarlıklara tahsis edilen bu mesire alanlarından elde edilen gelirler de spor kulüplerine, köyün çeşitli ihtiyaçlarına aktarıldı. Tabi orman yangınlarının önüne geçilmesi için planlanan çalışma günümüze geldiğimizde adeta bir rant kapısına dönüştü. Çok cüzi rakamlarla muhtarlıklara verilen bu alanlar ihale yoluyla verilmeye başlandı. Yıllardır köy halkının gözü gibi baktığı alanlar ellerinden uçup gitti. En son İBB Ak Partiliydi Çatalca’daki mesire alanlarını almış ve işletmeciliği Ak Partili Belediyelere verilmişti. Çatalca'da kıyametler koptu. O dönemler Silivri’deki bir mesire alanı Esenyurt Belediyesi’ne, Çatalca’daki bir mesire alanı Arnavutköy Belediyesi’ne gibi karma karışık bir durum vardı. Tepkiler büyüyünce bazılarında geri adım atılmıştı. Şimdi İBB CHP'li ama değişen bir şey yok. Şimdi de CHP'li İBB Çatalca’daki 6 mesire alanını almış, CHP'li Belediyelerin kullanımına sunmuş. Düşünün Çatalca'da Subaşı Mahallesi’nde bir mesire alanı Avcılar Belediyesi’ne tahsis edilmiş. Avcıların kendi sınırlarındaki sosyal tesisler bitti şimdi sıra Çatalca’ya mı geldi? Avcılar nere Çatalca nere... Ya düne kadar siz tepki göstermiyor muydunuz Çatalca'da mesire alanları köylünün elinden alınıyor. Spor kulüplerinin geliri kesiliyor' diye beyanatlar veren kınamalar yayınlayan siz değil miydiniz? Şimdi sizin yaptığınız nedir? Beni arayan ve bu yöndeki gelişmeleri paylaşan spor kulübü başkanları ve muhtarlar: İmamoğlu gelip bizden oy istemesin bizim mesire alanlarımızı elimizden alacak sonra bizden oy isteyecek. Hangi ilçeye verdiyse ormanlarımızı gitsin oradan oy istesin, şeklinde tepkilerini dile getiriyorlar. Hatta bilgi alamadıklarını İBB'yi defalarca aradıklarını Bakırköy’de oluşturulan bir büroya kendilerinin yönlendirildiklerini buradan da bilgi alamadıklarını söylediler. Ben Çatalca CHP İlçe Başkanı Sayın Mehmet Çoban'ı aradım. Kendisi konuyu bildiğini ancak İBB'nin bu gibi çalışmalarına dahil edilmediklerini, net bilgilerin kendisinde olmadığını, ancak Avcılar Belediye Başkanı Turhan Hançerli’nin mesire alanındaki gerekli çalışmaların tamamlanmasının ardından buradaki spor kulübüne bir büfe vermek için teklifi olduğunu biliyorum dedi. Peki şu anda İBB’de koordinatör olarak görev yapan Çatalca’dan isimler var, onların bu konu hakkındaki fikirlerini merak ediyorum.  Çünkü bu isimler İBB Ak Partili iken Çatalca’daki mesire alanlarının Ak Partili diğer ilçe belediyelerine verilecek olmasına karşı durmuş, mücadele vermiş isimlerdi. Konu aynı Çatalcalı’nın sahip olduğu mesire alanlarının başka bir ilçeye verilmesi. Bu durumda insan durup bir düşünüyor konu Çatalcalı’nın değerlerine sahip çıkmak mıydı yoksa partiler çatışması mıydı? Tam da bu nokta da sorgulamak zorunda kalıyoruz samimiyet nerede kaldı?  
Şimdi iş nereye geliyor biliyor musunuz? Dün aynı şeyleri yapanları eleştirip yerden yere vururken bugün aynısını siz yaparsanız halkta hiç bir güveniniz kalmaz. Ben daha önce nasıl ki Çatalcalı’nın mesire alanları başka belediyelere verilmek istendiğinde karşı bir tavır sergilediysem, aynı şekilde bugün de Çatalcalı’dan alınıp başkasına verilmesine karşıyım. Yapılması gereken geçen yıllarda olduğu gibi birlik olup, mesire alanlarımıza sahip çıkmak olmalı. Çünkü bu konu partiler üstü bir konudur. Partiler ve kişiler geçici, biri gider diğeri gelir. Ancak bizler burada yaşıyoruz ve bizlere ait olanları başkalarına verilmesine müsaade edemeyiz. Halka ait olan değerlerin partilerin çekişmelerine kurban vermek niyetinde değiliz.
 
]]>
https://onnumarahaber.com/halka-ait-degerler-kurban-edilmemeli-h1463.html Fri, 25 Aug 2023 02:46:28 +0000
<![CDATA[CHP KURMAYLARINDAN İMAMOĞLU’NA ‘DAVA’ DESTEĞİ]]> https://onnumarahaber.com/chp-kurmaylarindan-imamogluna-dava-destegi-h807.html CHP KURMAYLARINDAN İMAMOĞLU’NA ‘DAVA’ DESTEĞİ İMAMOĞLU: DAVA, BENİMLE SOYLU ARASINDA; YSK’YI VE YARGIYI İSTİSMAR ETMEYİ BIRAKSINLAR   TBMM CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Genel Başkan Yardımcıları Seyit Torun, Muharrem Erkek ile CHP ve İYİ Partili siyasetçiler, YSK üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek ziyaretinde bulundu. Kendisine verilen destekten duyduğu memnuniyeti dile getiren İmamoğlu, mahkeme konusunun kendisi ve Soylu arasında olduğuna dikkat çekti. “Zaten ben ona, o da bana bir dava açmıştır, süreç yürüyor” diyen İmamoğlu, “YSK'yı ve yargıyı istismar etmeyi bıraksınlar. Yeterince istismar ettiler. Yeterince o bir avuç insan, YSK'yla, yargının itibarıyla yeterince oynadılar ve onları zor duruma düşürdüler. Hala düşürmeye devam ediyorlar” ifadelerini kullandı. SARAÇHANE / İSTANBUL   TBMM CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Genel Başkan Yardımcıları Seyit Torun, Muharrem Erkek, Veli Ağbaba ve Gamze Akkuş İlgezdi, CHP’nin ve İYİ Parti’nin önemli isimleri ile ilçe belediye başkanları, Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek ziyaretinde bulundu. İBB’nin Saraçhane’deki ana yerleşkesinde bir araya gelen heyet, yaptıkları toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. ALTAY: “TÜRKİYE’DE ŞU AN YAPILAN TERZİ DÜKKANINDA YEMEK PİŞİRMEKTİR” Sözlerine, “Hak arama yerleri, hak yeme yerlerine döndüyse, bu tablo kötü bir tablodur” şeklinde başlayan TBMM Grup Başkanvekili Altay, şunları söyledi. “Türkiye'de şu anda yapılan, terzi dükkanında yemek pişirmektir. Mahkemeleri hak yeme yerine çeviren bir yönetimle karşı karşıyayız. Peşinen şunu söyleyelim: Feda edilecek bir tek Ekrem İmamoğlu'muz, bir tek Canan Kaftancıoğlu'muz, bir tek sıradan yalın CHP’li üyemiz yoktur. Bu bir kavgaysa, sonuna kadar kavga. Üzüntümüz şunla ilgili: Türkiye, her şeye rağmen kırık dökük bir demokrasinin olduğunu iddia ettiğimiz, savunduğumuz bir ülke. Maalesef yargının, siyasetin vesayeti altına girmesi ve yargı mensuplarının, hâkim ve savcıların, sarayla vicdanları arasında kalmaları bizi derinden üzmektedir. Demokrasimiz açısından üzmektedir.” “İKTİDARIN MİLİTANI GİBİ ÇALIŞAN YARGI MENSUPLARI VAR” İktidarın militanı gibi çalışan yargı mensupları olduğunun altını çizen Altay, “Buradan Saray’a seslenmek isterim: Yargı üstünden elini çek. Bir hesabın varsa; biz meydanlardayız. Gel, bizle hesaplaş. Ama yargıyı siyasetin sopası yapma anlayışı, Türkiye'yi çok kötü bir noktaya götürüyor. Bunun sebebi şudur: Devlet ahlak, adalet ve liyakatten yoksundur. Devlet ahlak, adalet ve liyakatten yoksullaşınca, millet huzurdan, refahtan ve mutluluktan uzaklaşır. Bu da toplum için olumsuz sonuçlara yol açar. Hakimlerimiz, savcılarımız -şüphesiz hukuku bilen insanlar- hukuk adamları talimatla karar almamalı, alamamalı” ifadelerini kullandı. Dün de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı Ankara’da gerçekleştirilen linç girişimi davası için Çubuk Adliyesi’nde olduklarını hatırlatan Altay, şöyle konuştu: “İMAMOĞLU, İBB’DE TARİH YAZMAYA DEVAM EDECEKTİR” “Sayın Genel Başkan’ımızı öldürmeye kasteden insanlar, bir gün bile cezaevine girmeyecek şekilde, göstermelik cezalar aldılar. Ama Sayın İl Başkanımız, dün, en azından 8 saat Silivri Cezaevi'nde cezaeviyle tanıştı, 8 yıl önce attığı tweetler yüzünden. Sayın İmamoğlu'nu bu tür hukuk baskılarıyla, mahkeme baskılarıyla yıldırmak, korkutmak istemek de ham bir hayaldir. Sayın İmamoğlu'na bu tür baskılar, sadece mücadele azmini ve İstanbul'a hizmet azmini artırır. 16 milyon İstanbullunun iradesinin yargılandığı bu noktada herkes şunu bilmeli ki; Sayın İmamoğlu'na, hani ‘İmamoğlu'na yalnız değildir, arkasındayız’ diyoruz ya; öyle değil. İmamoğlu, 16 milyon İstanbullunun arkasındadır. Onların haklarını, hukuklarını savunmak noktasında da CHP parti terbiyesi ve kültürü içerisinde, İBB’de tarih yazmaya devam edecektir, Erdoğan çatlasa da patlasa da.” TORUN: “YARGI SOPASI KULLANILARAK HUKUK MÜCADELESİ BAŞLATILDI” “Bugün bir yargı sopası kullanılarak, İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu'na karşı bir hukuk mücadelesi başlatıldı” diyen Torun ise, “Aslında bu İstanbul'da her geçen gün artan hizmetlerin, İstanbul'un bugüne kadar 25 yıldır çözülemeyen sorunların çözülmesinin, metrolarıyla, yeşil alanlarıyla yaşanılabilir bir İstanbul'u ortaya koymasının ortaya koyduğu başarıyla maalesef cezalandırılmak istenen bir Belediye Başkanımız. Bunların hepsi boş işler. Şunu biliyoruz ki; bugün İBB’de 100’ün üzerinde müfettiş va. Yaklaşık üç yıldır inceliyorlar. Biri gidiyor, biri geliyor. Bir şey bulamadıkça, ‘Acaba Ekrem İmamoğlu'nu nasıl halkın gözü önünden düşürebiliriz, İstanbullunun kalbinden nasıl onu alabiliriz’ onun çabası içerisindeler. Ama başaramayacaklar” şeklinde konuştu.   “İMAMOĞLU’NUN BAŞARILARIYLA ÖVÜNÜYORUZ”   İmamoğlu’nun 16 milyon İstanbullunun hakkını, belli bir zümreye değil, yine İstanbullulara verdiğini vurgulayan Torun, “Yaşanılabilir bir İstanbul'u ortaya koyuyor. Tabii bu başarı arttıkça da saraydakiler rahatsız oluyor ve sudan bahanelerle, çok komik gerekçelerle, bir suç arama çabası içerisinde oluyor ve yargıyı kullanarak korkutmaya çalışıyor. Ama Ekrem İmamoğlu dimdik ayaktadır. Arkasında 84 milyonun ve 16 milyon İstanbullunun kalbi vardır ve asla başaramayacaklar. O, görevine devam edecek, hizmetlerine devam edecek ve yaşanılan bir İstanbul'u da ortaya koyacak. Biz de CHP ailesi olarak, Millet İttifakı ailesi olarak, 84 milyon olarak, 16 milyon olarak, İstanbul'un gönlünde, hizmetinde olan Ekrem İmamoğlu'nun yanındayız ve onun başarılarıyla da övünüyoruz” ifadelerini kullandı.   ERKEK: “İSTANBUL SEÇMENİN İRADESİ YARGILANIYOR” “Bugün Anadolu Adliyesi'nde, ertelenen davada, İstanbul'un iki kez seçilmiş Belediye Başkanı Sayın İmamoğlu yargılanmıyor aslında; İstanbul seçmeninin iradesi yargılanıyor. İstanbul yargılanıyor” diyen Erkek de konuşmasında şunları söyledi: “Son dönemde, özellikle bu kadar hukuksuzluk, bu kadar adaletsizlik, niye büyüdü, niye arttı? Çünkü şunu paylaşmamız gerekiyor: Otoriter, popülist, tek adam rejimleri çatışmadan beslenir, kaostan beslenir, kutuplaşmadan beslenir. Onun için bizler, bu tuzaklara asla düşmeyeceğiz. 85 milyon barış içerisinde, huzur içerisinde birlikte yaşayacağız. Biz, birleştirici olacağız. Bir rejim, halkın artık adalete inanmadığı bir noktaya gelmişse, o rejim mahkûm olmuştur. Bu haksız, hukuksuz, temelsiz davalarla hiçbir sonuca varamayacaklarını artık görmeleri gerekiyor. Saray iktidarına iki önemli tavsiyemiz var: Birincisi; yargının üzerinden ellerinizi lütfen artık çekin. İkincisi; başta Sayın İmamoğlu olmak üzere, belediye başkanlarımızla mücadeleyi bırakın. Asli görevinize dönün. Enflasyonla, hayat pahalılığıyla işsizlikle, yoksullukla mücadele edin. Adaleti çürüttüğünüz için halkın aşı, işi, ekmeği azalıyor. Çünkü halkın ekmeğidir, adalet. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Bizler çok kararlıyız ve söz verdik. Bu memleketteki tüm adaletsizlikleri adaletle ortadan kaldıracağız hep birlikte.”   İMAMOĞLU: “YARGIYI SİLAH GİBİ KULLANMA GELENEĞİ OLUŞTU” Son sözü alan İmamoğlu da konuşmasına, kendisine destek olan vatandaşlara, CHP’li, İYİ Partili yöneticilere ve 6’lı masanın bileşenlerine teşekkür ederek başladı. “Sanık olarak yargılandığım bir duruşma yapıldı bugün” diyen İmamoğlu, “4 yıla kadar hapsim ve siyasi yasaklı olmam istendi. Bu süreçte, hukukun bu şekilde bir mahkemeyi açıyor olması bile aslında talihsizlik. Bu talihsizliğin yaşanması hepimizi üzmüştür. Uzun zamandır muhalefeti bastırmak için yargıyı silah gibi kullanma geleneği oluştu. Bu anlamda kullanıldığı tek kişi de elbette ben değilim” şeklinde konuştu. Geçtiğimiz 1 ay içerisinde Gezi davası, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili verilen mahkeme kararlarını hatırlatan İmamoğlu, “Neyle kıyaslıyoruz? Şunla kıyaslıyoruz: Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, yani ana muhalefet partisinin Genel Başkanı’na yapılan linç girişiminde bulunan insanlara verilen cezalarla kıyaslıyoruz. Bütün bu yapılanların aslında yegane sebebi var: Toplumu germek istiyorlar. Geçmişte, gayet samimi duygularla bu siyasi, o bir avuç insana oy veren vatandaşlarımız bile, bu yaptıklarını ve yapılanları, şu an mevcuttaki siyasi kadroları bile anlamakta güçlük çekiyorlar. Bugünkü iktidarın mevcuttaki siyasi kadroları bile, yaptıklarını anlamakta güçlük çekiyorlar. Çünkü bunların hiçbirisi, siyaset anlamında da bir mana teşkil etmiyor” dedi.   “TOPLUMU SUNİ GÜNDEMLERLE YORMAK İSTİYORLAR” İktidarın amacının “dikkat dağıtmak” olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Toplumu suni gündemlerle yormak istiyorlar. Seçmen kayıtlarını durdurmak istiyorlar. Bunu bir intikam aygıtına çevirerek, mahkemeler marifetiyle yapma çabası içerisindeler. Güveni sarsan bu kararlarla, aynı zamanda aslında bir itibarsız alan da oluşuyor. Bu, sadece bir siyasi kazanımla tanımlanamaz. Aynı zamanda ülkemizin, milletimizin en önemli bir arada oluşunu var eden duyguyu, yani adalet duygusu noktasında hepimizin başı öne eğer bir durum. Yargıyı tahakküm altına alıyorlar, almaya devam edecekler gibi gözüküyor” ifadelerini kullandı. “Sanki her yol mubahmış gibi hareket ediyorlar” diyen İmamoğlu, şöyle konuştu: “İktidar ne derse desin; her şeyi diyebilir. Ama muhalefet, herhangi bir şey söylese, ucundan kıyısında bir mevzu gündeme gelse, hemen suç kavramıyla karşı karşıya geliniyor. Onlarca örnek sayabiliriz. Ama bugünün konusu ne? İçişleri Bakanı'nın bana ‘ahmak’ demesine yanıt verdiğim halde -ki bunu bir siyasi kavramla yanıtını veriyorum aslında, sözünü kendisine iade ediyorum- buradan yola çıkarak, sanki Yüksek Seçim Kurulu'na demişim gibi, 4 yıl hapis ve siyasi yasak istenen davada yargılanıyorum. Tam da benim yargılandığım bir anda, TBMM çatısı altında, Sayın Cumhurbaşkanı'nın milyonlarca insana dönük konuşmasında, benim elbette burada ifade edemeyeceğim bir hakareti, ifadeyi hep birlikte yaşadık, gördük. Bunlar çok ağır hakaretler. İşte böyle olunca, o bir avuç insanın içinde bulunan, ama ismi bakan, ama ismi başka bir titri başka bir kişilikte aynı şekilde ifadeyi kullanmakta kendine hak buluyor, hak görüyor. Biz de toplumu temsil eden insanlar olarak bazen vatandaşı savunurken, bazen kendimizi savunurken elbette bu sözlerini iade etmek zorunda kalıyoruz. Yaptığımız iş aslında bu.”   “KAOS YARATMA ÇABASI İÇERİSİNDELER” Türkiye’de hukukun herkese eşit olmadığına vurgu yapan İmamoğlu, “Ama birilerine her türlü hakaret, küfür de serbest. Buna bir an önce son vermemiz gerekiyor. Neden böyle yaptıklarına bakmak lazım. Aslında kaos yaratma çabası içerisindeler ve bu kaosu yaratmak için de ellerinden geleni yapıyorlar. Ülkeyi, bir korku sürecine sürükleme çabası içerisindeler. Topluma korku salma çabası içerisindeler. Muhalif her sesi kısmak, hatta kendilerine karşı olan insanları bertaraf etme çabası içerisindeler. Ama buradaki heyet, sadece milyonlarca insanın gür sesi…Boş beklerler, çok beklerler. Böyle bir şeyi asla ve asla başaramayacaklar. Ve bu halk da çok zeki. Kışkırtmalarınıza, kaos yaratma çabalarınıza, masum insanları sokağa dökerek gerginlik yaratma ortamı ve atmosferi yaratmalarınıza, bu heveslerinize asla geçit vermeyecek. Halkımız çok akıllı, çok zeki. Bu millet, yine güle oynaya, el ele bayram havasında kardeşçe sandığa gidecekler. Bu ülkeden esirgediğiniz adaleti, kendi elleriyle vatandaşımızın o güçlü iradesiyle tekrar tesis edecekler. Az kaldı. O anlamda bu milletin, o bir avuç insana, bugün iktidarda kendilerine her hususa hakim olduklarını inanan bir avuç insana, bu ülkenin sade vatandaşları, onların da vatandaş olduklarını kendilerine öğretecek” diye konuştu.   “KENDİ İÇİNİZDEKİ İNSANLAR BİLE YANLIŞIN FARKINDA” İstanbul seçimlerinin üzerinden 3 yıl geçtiğini hatırlatan İmamoğlu, iktidar kanadına şu sözlerle seslendi: “Kendi içinizdeki insanlar bile, bir seçimi iptal etmenin ne kadar yanlış olduğunu, ‘Milletvekillerimizden yöneticilerimize, belediye başkanlarımızdan siyasi kimliklerinize kadar, ne kadar yanlış yaptık’ demelerine, vicdani rahatsızlık duymalarına rağmen, aynı akla, aynı uygulamalara devam ediyorsunuz. Bu çok şaşırtıcı. ‘İstanbul seçimlerine iptal ettik. Ya ne kadar doğru yaptık, ne kadar akıllı, haysiyet dolu, demokrasi adına, hukuk adına ne kadar güzel bir iş olduğunu’ söyleyecek bir tane AK Partili yönetici çıksın, konuşsun. Bir tane Allah'ın kulunu bulamazsınız. O güne baktığınızda; ne yazık ki yüzlerce terörist vardı, binlerce terörle iltisaklı sandık görevlileri vardı! Ama bir kişi bile yargılanmadı. Bir kişinin bile ifadesi alınmadı, düşünsenize. Onun için, bu kadar itibarsız bir sürecin ülkeye yaşatılması üzerinden geçen yıllardan sonra, tek bir Allah'ın kulu bu ülkede yok ki, ‘Bu iş çok iyi bir iştir, çok iyi bir iş yaptık’ desinler.”   “BU SÖZLERİ EDECEK TEK KİŞİ: İÇİŞLERİ BAKANI” Bu sözleri edecek tek kişinin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olacağını kaydeden İmamoğlu, “Onun ismini anmadan geçemeyeceğim. Çünkü, seçim güvenliğinden sorumlu birinci kişi olan İçişleri Bakanı, görevini unutup, seçim akşamı bile görevini ihmal edip, rakibimle, yani eski Başbakanla toplantı yapacak kadar görevini ihmal eden bir kişiydi. Seçimi tersine çevirmek, halkın iradesini gasp etmek için de İstanbul'un bazı ilçelerinde eline geleni ardına koymamış birisiydi. İstanbul seçimlerini kaybedince, daha yakın zamanlarda ‘Neredeyse hüngür hüngür ağladım’ diye tariflerde bulundu. Yani bu kadar hırslı, sinirli, aynı zamanda da sulu göz birisiymiş. Onu anladık. Allah aşkına gerçekten düşünelim: Bir İçişleri Bakanı, dünyanın en normal süreçlerinden biri gerçekleşince niçin ağlar? Bir şehirde, yerel yönetim demokrasiyle, seçimle, sandıkla değişince niye ağlar? Allah aşkına niye hüngür hüngür ağlar? Neyi kaybetti? Bunu anlamamız lazım. Bizim gerçekten üstün vatandaşlarımızın bunu anlaması lazım. Hep beraber idrak etmemiz lazım. Neyi kaybetti? Hem sevgili İstanbullular hem de kıymetli vatandaşlarımızın ‘Bu insan niye ağlar’ diye düşünmesi lazım” şeklinde konuştu.     “AĞLAMALARININ TEK SEBEBİ…” “Ağlamalarının tek sebebi ne biliyor musunuz” sorusunu yönelten İmamoğlu, “Onlar, buranın kendi malı mülkü olduğu duygusuna kapıldılar. Ve şu anda aynı şeyi, benzer duyguları ne yazık ki bu ülkenin her sathında düşünüyorlar. Kendi malı, kendi mülkü olduğunu düşünüyorlar. Böyle bir hülyadalar, böyle bir rüyadalar. Tabii bu rüyadan uyanacaklar. Neyse, alıştılar ağlamaya. Önümüzdeki ilk seçimde de bu kez inşallah onları, hep birlikte hıçkıra hıçkıra ağlatacağız” dedi. Mahkeme konusunun kendisi ve Soylu arasında olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Zaten ben ona, o da bana bir dava açmıştır. Süreç yürüyor. YSK'yı ve yargıyı istismar etmeyi bıraksınlar. Yeterince istismar ettiler. Yeterince o bir avuç insan, YSK'yla, yargının itibarıyla yeterince oynadılar ve onları zor duruma düşürdüler. Hala düşürmeye devam ediyorlar. O bir avuç insan olarak sizlerin de hukuka ihtiyaç duyduklarının altını çizerek bunu hatırlatmak isterim. Bizim bu ülkeye, milletimize ve milletimizin ferasetine hep birlikte ihtiyacımız vardır. Kesinlikle vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.   “YAPILAN TÜM HAMLELER BİZİ GÜÇLENDİRİYOR” “Yapılan bütün bu hamleler, bizim dayanma gücümüzü, bizim inancımızı artırıyor” diyen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bizlerin toplumla arasındaki bağlarımızı daha da güçlendiriyor. Sizin gerçek yüzünüzü daha çok ortaya çıkarıyor. Gönül bunu arzu etmez; gönül centilmence, ahlaklı, siyasette kazanmak için her yol mubahtır anlayışının tam tersine, etik kuralları olan bir mücadele verelim isteriz. Ama siz, bunu istemiyorsunuz. Keşke öyle bir alan oluşsa ve gerçekten doğru, düzgün süreçleri konuşabiliyor olsak. Ama tek derdiniz evet ekonomiyi unutturmak; evet yolsuzlukları unutturmak; evet bu ülkede eğitim-öğretimle ilgili kalitesizliği unutturmak; çocuklarımızın, gençlerimizin gelecekle ilgili kaygılarını unutturmak adına bir kaos yaratmak. Ama kesinlikle bize verdiğiniz tek duygu; daha fazla omuz omuza vereceğiz, birlikte çalışacağız. Hep birlikte, bir seferberlik duygusuyla önümüzdeki yıl genel seçime, her birimiz bir nefer olarak, her birimiz bu memleketin demokrasiyle, adaletle, daha güzel bir süreçle, her vatandaşın eşit olduğu bir süreçle buluşması için, huzur ve refah gelmesi için ülkemize, çalışmaya devam edeceğiz kimseyi ayırmadan. Ve de altını çizelim: Yeni elitler, yeni bir avuç insanlar yaratmadan, çok adil bir süreci var etmek için milletimizin kucaklayarak bunu yapacağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.” AVRUPA PARLAMENTOSU YANITI İmamoğlu, gazetecilerden gelen, “Avrupa Parlamentosu’nda yaptığınız konuşmada Türkiye’yi şikayet etmişsiniz gibi bir tutum oluşturmaya çalışıyorlar. Bu eleştiriye yönelik ne söylemek istersiniz” sorusuna da “Ben, Avrupa Parlamentosu'na şikayet etmedim. Konuşmalarım ortadadır. Yaptığım konuşmada, Türkiye'de milletimizin ne kadar derin bir demokrasi kültürüne ve ahlakına sahip olduğunu vurgulayarak, bir avuç insanın yaptığı hataya rağmen, 13 bin farkı 70 katına çıkartarak İstanbul'da demokrasinin güçlenmesi adına, 1,5 ayda nasıl karar değiştirdiğini ve seçimi kazandığımıza vurgu yaptım. Bunu o bir avuç insan, ‘Bizi kalktı Avrupa'da şikayet etti’ diye algılıyorsa; olabilir. Ama ben milletimizi ve ülkemizi, demokrasi ruhu açısından, demokrasiye bakışı açısından Avrupa Parlamentosu'nda övdüm. Bunu dahi anlayamayarak, o kirli cümleleri benim adıma o zaman kurmuştu malum şahsiyet. Dolayısıyla, benim o parlamentoda milletimizi öven cümlelerim olmuştur. 150 yılı aşkın demokrasi kültürüne sahip olduğumuzu, Avrupa'da bilerek ve gür sesle anlattım. Çünkü o kadar yıla sahip kültürü olan Avrupa'da bir ülke sayısı az aslında” yanıtını verdi. İBB’nin Saraçhane’deki binası önünde toplanan bir grup vatandaş da desteklerini sundukları İmamoğlu ile fotoğraf çektirdi. Video link: https://we.tl/t-TDn5NDHw9w ]]> https://onnumarahaber.com/chp-kurmaylarindan-imamogluna-dava-destegi-h807.html Mon, 06 Jun 2022 13:09:16 +0000 <![CDATA[BAŞKAN MESUT ÜNER: "EMEĞİNİZE SAĞLIK"]]> https://onnumarahaber.com/baskan-mesut-uner-emeginize-saglik-h801.html Mesut Üner “Emeğinize sağlık” Her biri birbirinden güzel eserlerin yer aldığı Halk Eğitim Merkezi’nin yılsonu sergisi Çatalca Belediye Başkanı Mesut Üner ve ilçe protokolünün katılımlarıyla açıldı. Çatalca Halk Eğitim Merkezi kursiyerlerinin, yıl boyunca emek verdikleri, her biri sanat eseri değerinde olan el emeği, göz nuru eserleri, açılan sergi ile gözler önüne serildi. Başkan Mesut Üner, Kaymakam Erdoğan Turan Ermiş ve ilçe protokol üyelerinin katılımıyla açılışı gerçekleşen sergide, deri işi, nakış, seramik, yağlı boya, çarpana dokuma, filografi, giyim üretim teknolojisi gibi birçok branşta yapılan eserler Halk Eğitim Merkezi bahçesinde, Kültür Müdürlüğü işbirliğinde sergilenmeye başladı. Öğrenmenin, eğitim almanın yaşı yoktur Başkan Mesut Üner açılış töreninde yaptığı konuşmada her yaşta ve her koşulda eğitimin olmazsa olmazlarımızdan olduğunu dile getirerek, “Eğitim örgün eğitimin yanı sıra hayatın her aşamasında öğrenmenin adıdır. Öğrenmenin, eğitim almanın yaşı yoktur. Çatalca’mızda kurumlarımız ile işbirliği yaparak her yaşa eğitim ilkemiz ve toplumun tüm bireylerine hizmet verme amacımızla geniş kapsamlı çalışmalar yapıyoruz. Kültürel ve sanatsal yeteneklerin geliştirilmesinden, kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarımızın yaşatılmasına ve meslek edindirme kurslarına kadar çok çeşitli alanlarda açtığımız kurslarla binlerce insanımıza ulaştık. Halk Eğitim Merkezimizde hayat boyu eğitim merkezleri olma misyonunu sürdürüyor ve birlikte önemli çalışmalara imza atıyoruz. Sergimizde gerçekten muhteşem çalışmalar yer alıyor. Eğitmenlerimizin ve kursiyerlerimizin emeklerine sağlık” dedi. El emeği eserler yoğun beğeni aldı Törende folklor kursu öğrencilerinin muhteşem halk dansları ve öğrencilerden oluşan karma çocuk korosunun seslendirdiği şarkılar büyülerken müzik kursu öğrencilerinin çaldığı birbirinden güzel melodiler eşliğinde sergi gezildi. Her bir stantta yer alan eserleri inceleyen Belediye Başkanı Mesut Üner, kursiyerler ve eğitmenlerle konuşarak çalışmaları hakkında bilgi aldı. Kursiyerlerin yıl boyunca aldıkları eğitimle, ustalıkla ürettikleri el emeği eserler sergiyi gezenler tarafından da yoğun beğeni aldı. ]]> https://onnumarahaber.com/baskan-mesut-uner-emeginize-saglik-h801.html Mon, 06 Jun 2022 11:49:54 +0000 <![CDATA[KİTAPLAR GELECEĞE UMUT OLACAK]]> https://onnumarahaber.com/kitaplar-gelecege-umut-olacak-h796.html Beylikdüzü Belediyesi, Beylikdüzü Kent Konseyi ile birlikte “Kitaplar, Bugüne Nefes Yarına Umut Olsun” sloganıyla Kitap Toplama Projesi başlattı. Bu yıl ikincisi düzenlenen proje kapsamında; roman, hikaye ve ansiklopediler kütüphanelere, ders ve test kitapları ise ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırılırken yıpranmış kitaplar ise geri dönüşüme kazandırılacak. Geri dönüşüm uygulamalarıyla sağlıklı yaşam alanlarının oluşmasına katkı sağlayan Beylikdüzü Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü, Beylikdüzü Kent Konseyi iş birliğiyle Kitap Toplama Projesi başlattı. Bir yandan ihtiyaç sahibi öğrencileri diğer yandan geri dönüşümü desteklemeyi amaçlayan ve bu yıl ikincisi düzenlenen proje kapsamında; roman, hikaye ve ansiklopediler kütüphanelere, ders ve test kitapları ihtiyaç sahibi öğrencilere, yıpranmış kitaplar ise geri dönüşüme kazandırılacak. Site ve apartman yönetimleri aracılığıyla da toplanan kitaplar, belediyenin 444 09 39 numaralı telefonu ile iletişim geçilmesi sonucu haftanın belirli günlerinde belediye ekipleri tarafından teslim alınacak. Öte yandan, ilçedeki tüm mahalle muhtarlıklarının yanı sıra Beylikdüzü Kent Konseyi’nin Adnan Kahveci Mahallesi’nde bulunan binasında da bağışlar kabul edilecek. Projenin son günü ise 30 Haziran.   Projeye ilgi büyük   Kitap Toplama projesine vatandaşların yoğun bir katılım gösterdiğini belirten Beylikdüzü Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü Sıfır Atık Sorumlusu Tuncay Canpolat, “Belediyemizin sosyal medya hesaplarının yanı sıra ilçemizdeki 100’e yakın siteye dağıttığımız afişlerle projemizin duyurularını yaptık. Kitapları üç farklı kategoride ele aldık. Proje kapsamında toplanan tüm kitaplar, ekiplerimizce ilgili noktalardan alınarak 1.Sınıf Atık Getirme Merkezimizde depolanacak. Ardından, Beylikdüzü Kent Konseyi tarafından oluşturulan eğitimci grubun kitapları tasnif etmesiyle proje son bulacak. İlçemizdeki site ve apartman yönetimleriyle birlikte tüm vatandaşlarımızı projemize destek olmaya davet ediyoruz.” şeklinde konuştu. Bağış yapan vatandaşlar ise böyle bir projeye imza attıkları için Beylikdüzü Belediyesi’ne ve Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’a teşekkür etti. ]]> https://onnumarahaber.com/kitaplar-gelecege-umut-olacak-h796.html Mon, 06 Jun 2022 11:00:20 +0000 <![CDATA[Türk Mutfağı Haftası'nda Çatalca'nın Lezzetleri Tanıtıldı]]> https://onnumarahaber.com/turk-mutfagi-haftasinda-catalcanin-lezzetleri-tanitildi-h790.html Çatalca’da Türk Mutfağı Haftası’nda belediye okul işbirliğinde yöresel patriyot böreği ve çok az bilinen ama geçmişi binlerce yıla dayanan meyan ve hibiskus şerbeti hazırlanarak tanıtıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda hazırlanan stantları, İlçe Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş ile birlikte ziyaret eden Çatalca Belediye Başkanı Mesut Üner, öğrencilerle uzun uzun sohbet ederek yaptıkları lezzetler hakkında geniş bilgi aldı. Başkan Mesut Üner, Türk Mutfağının önemine değindiği konuşmasında, “Geçmişi uzun yıllar öncesine dayanan meyan ve hibiskus şerbetimiz ile yöresel böreğimizi muhteşem bir şekilde yaparak bizlerle buluşturan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerimize ve Kültür Müdürlüğümüze teşekkür ederim” sözlerine yer verdi. Belediye Başkanı Mesut Üner konuşmasının devamında,  “Türk Mutfağımız asırlara dayanan gelenekselliği, kültürü ve eşsiz lezzetleriyle bu yıl ilk olarak düzenlenen etkinliklerle tanıtılıyor. Zengin Türk mutfağımızın dünyaya tanıtılması noktasında Kültür ve Turizm Bakanlığı yönetiminde Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi himayelerinde bu yıl ilk kez 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası olarak kutlanmaya başladı. Bizler de ilçemizde her yıl bu tanıtım organizasyonuna katkı sağlayacağız” dedi.   ]]> https://onnumarahaber.com/turk-mutfagi-haftasinda-catalcanin-lezzetleri-tanitildi-h790.html Mon, 30 May 2022 13:15:41 +0000 <![CDATA[BEYLİKDÜZÜ'NDE PEDAL PEDAL SAĞLIKLI YAŞAM]]> https://onnumarahaber.com/beylikduzunde-pedal-pedal-saglikli-yasam-h784.html Beylikdüzü Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü’nün, Beylikdüzü Kırlangıç Bisiklet Kulübü iş birliğiyle bu yıl ikincisini düzenlediği “Beylikdüzü Sağlığa Pedallıyor” etkinliği, bisiklet sporuna gönül veren her yaştan vatandaşı bir araya getirdi. Başlangıcı Yaşam Vadisi 1.etaptan yapılan bisiklet turu, her ayın son perşembe günü ilçenin farklı noktalarında devam edecek.   Beylikdüzü Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü ve Kırlangıç Bisiklet Kulübü iş birliğiyle bu yıl ikincisi düzenlenen “Beylikdüzü Sağlığa Pedallıyor”  etkinliğinin başlangıcı, Yaşam Vadisi 1.etaptaki Çanakkale Meydanı ve Atatürk Anıtı önünden yapıldı. Sağlıklı yaşamı desteklemenin yanı sıra bisiklet kullanımını yaygınlaştırmayı da hedefleyen etkinlikte, bisiklet sporuna gönül veren her yaştan vatandaş bir araya geldi. Beylikdüzü Belediye Meclis Üyesi Ali Mesut Çelik ile Kırlangıç Bisiklet Kulübü Başkanı Haluk Karataş’ın öncülüğünde Beylikdüzü Metrobüs Meydanı’na kadar pedal çeviren grup, Yaşam Vadisi’ndeki başlangıç noktasına dönerek turu tamamladı. Bisikletle ilgili farkındalığı artırmaya devam edeceklerini belirten Kulüp Başkanı Karataş, Beylikdüzü Belediyesi’ne sağladıkları imkan için teşekkür etti.   Etkinlik yeni rotalarla devam edecek   Beylikdüzü Belediye Meclis Üyesi Ali Mesut Çelik etkinlik öncesi yaptığı konuşmada, “Bisiklet sadece bir spor aracı değil aynı zamanda bir sağlık aracı. Farkındalık sadece bisiklet sürenlerde değil, toplumda da olmalı. İnanıyorum ki Beylikdüzü’nde bunu egemen kılacağız. Emek veren herkese teşekkür ediyor, 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü’nü de kutlamak istiyorum.” ifadelerini kullandı. Etkinliğin her ayın son perşembe günü ilçenin farklı noktalarından devam edeceğini belirten Beylikdüzü Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Fidan Gül ise “Bu projede amacımız hem bisiklet sporunu vatandaşlarımıza sevdirebilmek hem de bölgemizdeki bisiklet yollarını daha aktif şekilde kullanabilmek. Bisiklet kullanmaya gönül veren herkesi etkinliğimize bekliyoruz.” şeklinde konuştu.   Etkinliğin sonraki rotaları ise belediyenin sosyal medya hesapları ile www.beylikduzu.istanbul adresinden duyurulacak.       ]]> https://onnumarahaber.com/beylikduzunde-pedal-pedal-saglikli-yasam-h784.html Mon, 30 May 2022 13:06:08 +0000 <![CDATA[KURS ÖNCESİ: TOPRAK VE KUMAŞ - KURS SONRASI: BİRER SANAT ESERİ]]> https://onnumarahaber.com/kurs-oncesi-toprak-ve-kumas-kurs-sonrasi-birer-sanat-eseri-h776.html Çatalca Belediye Başkanı Mesut Üner ilçenin adının eğitimle özdeşleşmesi için yaptıkları tüm çalışmaların sonuçlarını almanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Çatalca Halk Eğitim Merkezi’nde her yıl vatandaşların talepleri doğrultusunda giyimden bilgisayara, deri işlerinden seramiğe birçok branşta açılan kurslar yıl sonu sergilerine başladı. Kestanelik Mahallesi’nde açılan kurslarda eğitim alan giyim ve seramik kursiyerleri Belediye Başkanı Mesut Üner ve İlçe Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş’in açılışını yaptığı sergide kurs bitirme belgelerini de aldılar. Sergi açılışında konuşma yapan Çatalca Halk Eğitim Müdürü Yunus Taslı, Çatalca Belediye Başkanı Mesut Üner ve İlçe Kaymakamının konunun üzerinde hassasiyetle durması ve destekleriyle kazanılan ivme ile 8000’i aşkın kursiyere çeşitli branşlarda eğitim vermeye başladıklarının altını çizdi. İlçede geçtiğimiz yıl kooperatifçilik kursu açıldığı ve bu kursları bitirenlere üretime destek olmak amacıyla vergilerden muafiyet sağlandığı ifade edilirken aynı zamanda ortaokul ve lise eğitimleri yarım kalan vatandaşlarımız için de Halk Eğitim Merkezlerinde eğitim programları olduğu belirtildi. Eğitim Önceliğimizdir Başkan Mesut Üner yaptığı konuşmada, göreve geldiğinde eğitim konusunda İstanbul’un en geride kalmış ilçesinin Çatalca olduğunu görmenin üzüntüsünü yaşadığını ifade ederek, “İstanbul’un eğitimde en alt sıralarda kalan ilçesiyken ‘Eğitim Önceliğimizdir’ diyerek çocuklarımızın, gençlerimizin eğitimi için birçok çalışma başlattık. Ücretsiz üniversiteye hazırlık kurslarımızla, uzman eğitim kadromuzla bu hedefimizi gerçekleştirme yolunda emin adımlarla yürüyoruz. Bizler Çatalca’mızda Kaymakamlığımız, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Halk Eğitim Merkezimiz ve Belediye olarak bu atılımı yapmak üzere işbirliği içerisinde çalışıyoruz. Halk Eğitim Merkezimizde her yıl kursiyer sayımızın artması da yine bizlerin doğru yolda olduğunun en güzel ifadesi.” ifadelerine yer verdi. Usta eğitmenler tarafından verilen giyim ve seramik kursuna katılan öğrencilere belgeleri verilmesi sonrası birbirinden güzel eserlerin yer aldığı sergi hep birlikte dolaşıldı. Çatalca Belediye Başkanı Mesut Üner yapılan çalışmalar hakkında tek tek bilgi alırken kursiyerleri ve eğitmenlerini tebrik etti. ]]> https://onnumarahaber.com/kurs-oncesi-toprak-ve-kumas-kurs-sonrasi-birer-sanat-eseri-h776.html Fri, 27 May 2022 11:22:09 +0000