Bir önceki yazımda Çatalca Belediyesi tarafından kurulan buz pistinin Şubat ayı meclis toplantısında nasıl bir tartışmanın fitilini ateşlediğini yazmıştım. Yazının ardından telefonlarım susmadı. Ak Partili bazı isimler, sanki bu konuyu ben gündeme getirmişim, sanki “şişirme fatura” iddiasını ortaya atan benmişim gibi tepki gösterdi.
Oysa gerçek son derece net:
Ben iddia sahibi değilim.
İddia, Çatalca Belediyesi CHP Meclis Üyesi ve Belediye Başkan Yardımcısı Burak Tan tarafından meclis toplantısında dile getirildi. Elinde bazı belgeler olduğunu ima ederek konuştu, kağıtlar salladı. Ardından da bu konuşma videosunu alıp sosyal medya hesaplarından da yayınladı.
Yani iddia gizli değil, kapalı kapılar ardında değil.
Herkesin gözü önünde.
Ben de bir gazeteci refleksiyle şunu söyledim:
Rakamlar arasında konu fiyat farkı değil, izaha muhtaç devasa bir mali uçurumun olmasıydı. Sürece ilişkin tüm detayların, Çatalca Halkı'nda yarattığı şüpheyi yok etmek için açıklanması gerektiğini dile getirmiştim.
Yanlışsa da biri çıkıp doğrusunu anlatsın tarzında ifadeler kullanmıştım.
Yazımdan sonra beni arayan Ak Parti Meclis Üyesi ve Grup Başkan Vekili Lokman Naroğlu, mecliste Burak Tan’a gerekli cevabı verdiğini ve bu nedenle kendisinden özür dilemem gerektiğini söyledi.
Ama açık konuşacağım: Evet bişeyler anlattın ancak bu açıklama kamuoyunu ikna edecek yeterlilikte değildi.
“Orada sadece buz pisti yoktu, kaydırak da vardı” demek meseleyi açıklamıyor. Tartışma buz pistinin varlığı değil; rakamların nasıl sunulduğu, faturanın nasıl anlatıldığı meselesidir.
Ben küçük bir araştırmayla bazı bilgilere ulaştım.
Ve bu bilgiler, mecliste oluşturulmaya çalışılan algıyla örtüşmüyor.
Edindiğim bilgilere göre önceki dönem belediye yönetimi yalnızca bir buz pisti değil, kapsamlı bir etkinlik alanı kurmuş.
İşin toplam bedeli 15 milyon 386 bin TL + KDV. ( Rakamlarda ufak tefek kaymalar olabilir)
Ancak bu rakam, mecliste özellikle KDV dahil söylenerek daha yüksek bir algı yaratılmaya çalışılmış.
Asıl kritik nokta ise şu:
Buz pisti ve buz kaydırağının toplam maliyeti 4 milyon 374 bin TL.
Yani her birinin bedeli yaklaşık 2 milyon 187 bin TL.
Peki geri kalan para ne oldu?
Fatura kalemlerinde mobil tuvaletlerden çadırlara, kar makinesinden ahşap podyuma; buz hokeyi gösterisinden organizasyon ekibine, baskılı atkı ve berelerden pamuk şeker, patlamış mısır ve elma şekerine kadar pek çok gider yer aldığı iddia ediliyor.
LED ekranlar, ses sistemleri, ısıtıcılar vb.
Şimdi soruyorum:
Sayın Naroğlu, bu ayrıntılar mecliste açıkça anlatılsaydı bu tartışma bu kadar büyür müydü?
Ben bir gazeteci olarak bu bilgilere ulaşabiliyorsam, siz de ulaşabilirdiniz. Üstelik o dönemler sizde aktif görevdeydiniz. Belki ulaştınız, belki de o kısa açıklamanızı kendinizce yeterli buldunuz. Bilemiyorum artık.
Ama bir gerçek var:
Mecliste kağıtlar sallanıyor, “belge var” algısı yaratılıyor; ortada ise hala tek bir net belge yok.
Burak Tan, paylaştığı videonun altına firma isimlerini gizleyerek de olsa bu ayrıntılı faturayı ekleseydi, belki bugün bu satırları yazmak zorunda bile kalmazdık.
Bir başka kritik soru daha var:
Belediyelerin faaliyet raporları her yıl meclise gelir. Bu tür faturalar da o raporların gider kalemlerinde yer alır.
CHP’li meclis üyeleri ilgili komisyonlarda bu giderleri görmediler mi?
Gördülerse neden o gün itiraz edilmedi ve bugün ortaya atılan konu o zaman sorulmadı, gerekli incelemeler yapılmadı?
Neden komisyonlarda faaliyet raporunda şerh düşülmedi? ( Düşüldü ise de gündeme getirilmediği için bilgimiz yok)
Yoksa her şey şimdi mi fark edildi?
Daha da önemlisi:
Eğer bu fatura Çatalca Belediyesi adına kesildiyse, Denetim Komisyonu’ndan geçmiştir.
Diğer bir senaryo olarak belediyenin yan kuruluşu ÇATBEL adına kesildiyse, denetimin dışında kalmış olabilir.
Ama belediye adına kesilip denetim komisyonundan geçtiyse şu soruyu sormak zorundayız:
O komisyonda bulunan CHP’li üyeler o gün neredeydi?
Aldığım bilgilere göre, 2024 yılında yapılan bu organizasyonun faturası Çatalca Belediyesi adına kesilip 2025 yılında bu fatura kabul edildi mi, edilmedi mi?
Denetim Komisyonu ne yaptı?
Eğer her şey usulüne uygunsa komisyondan geçtiyse, belediye faturayı kabul ettiyse bugün neyi tartışıyoruz?
Yok değilse, neden açıkça konuşmuyoruz?
Bu buz pisti faturası meselesi aslında yalnız bir fatura tutarı meselesi değil. Bu konunun içinde göz önünde bulundurulması gereken pek çok sorun var.
Bu fatura Sayın Burak Tan'ın ima ettiği gibi şişirilmiş bir fatura ise CHP'li Denetim Komisyon Üyeleri bulundukları koltukları boşuna işgal ediyor, görevlerini gerekli bilinç ve hassasiyetle yerine getirmiyor. Bu durumda Çatalca Belediye Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Burak Tan'ın gerçek niyeti AK Parti'li geçmiş dönem yönetiminin gereksiz ve bilinçsiz harcamalarla halkın parasını nasıl çarçur edildiğini ispatlamaksa şimdi bunu sormak gerekir; komisyonda görevli partili meclis üyelerine bu faturayı nasıl görmezsiniz diye sordu mu? Denetim komisyonunda görevli kişilere görevini gerektiği gibi yerine getirmedikleri için, güven zedelenmesine sebebiyet vermelerinden dolayı bir yaptırım uygulandı mı? Çünkü hesabını vereceğiniz para babanızın parası değil bu halkın cebinden çıkan paradır. Ancak amaç halkın cebinden sorumsuzca harcanının hesabını falan sormak değil, sade mecliste muhalefet koltuklarında oturanları halkın gözünde itibarsızlaştırmak, iş bilmez olduklarını mı göstermektir? Herkes şapkasını alsın önüne koysun ve bir düşünsün üzerinize düşeni toplum sorumluluğunu gözeterek yerine getiriyor musunuz?
Ortada bir tablo var:
Kağıtlar havada, iddialar yüksek sesle dile getiriliyor ama belgeler hâlâ masaya konmuyor.
Ve kamuoyu artık şunu soruyor:
Gerçekleri mi konuşuyoruz, yoksa algı mı yönetiyoruz?
Benim beklentim çok basit:
Kağıt sallamak değil, belge göstermek ve oylarını verip sizleri bu göreve layık gören insanların sizlere yüklediği sorumluluk bilinciyle işinizi gerektiği gibi yerine getirmenizdir.
Henüz yorum yazılmamış. İlk görüşü siz bildirin!
Fikir Belirt