Çatalca’da artık efsaneye dönüşmek üzere olan bir sorun var: Maden ocaklarından yük taşıyan kamyonlar…
Yıllardır bu ilçede yaşayan çoğu insanın ortak şikâyeti aynı. Vatandaşın işe giderken, okuluna ulaşırken, hastaneye giderken kullandığı yollar adeta köstebek yuvasına döndü. Bozulan yollar, artan trafik yükü, bitmek bilmeyen kamyon konvoyları… Buna rağmen ortaya konulan kalıcı bir çözüm hâlâ yok.
Seçim dönemini hatırlayın…
Sayın Belediye Başkanı Erhan Güzel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gücünü arkasına alarak Çatalca’ya önemli hizmetler kazandıracağını söylemişti. Aradan geçen zamana baktığımızda ise vatandaşın en temel beklentilerinden biri olan yolların bile istenilen seviyeye getirilemediğini görüyoruz.
İlçe merkezindeki trafik sorununa çözüm olarak “geometrik trafik sirkülasyonu” projesi gündeme getirildi. Sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler yapıldı, konu belediye meclisine geldi, ardından İBB’ye taşındı. Süreç uzadı da uzadı…
Peki sonuç?
Bugün Çatalca’nın merkezinde trafik karmaşası hâlâ devam ediyor. Konuşulan çok, uygulanan ise oldukça sınırlı.
Kamyon trafiği konusunda da benzer bir tablo yaşandı.
Göreve gelir gelmez büyük bir müjde gibi duyurulan güzergâh değişikliği ilk bakışta umut verdi. Ancak kısa süre içinde görüldü ki sorun çözülmedi; sadece bir bölgeden alınıp başka bir bölgeye taşındı. Plansız ve yeterince hesaplanmadan atıldığı düşünülen bu adım, bu kez başka mahallelerde yaşayan vatandaşları kamyon çilesiyle karşı karşıya bıraktı. Bir kesim rahatladı, başka bir kesim mağdur oldu.
Bugün ise orman içerisinden açılan yeni kamyon yolu önemli bir başarı hikâyesi gibi anlatılıyor.
Oysa bu proje tamamen yeni bir fikir değildi. Uzun süredir gündemde bulunan ancak çeşitli nedenlerle hayata geçirilemeyen bir çalışmaydı. Son dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile yapılan görüşmeler ve maden işletmelerinin de katkısıyla yolun bir bölümü yapılmaya başlandı.
Bu gelişme elbette olumlu.
Hatta hakkını teslim etmek gerekir ki Sayın Erhan Güzel’in girişimleriyle İBB’nin sürece daha aktif dahil olduğu da görülüyor.
Ancak burada sorulması gereken soru şu:
Bu gerçekten nihai çözüm mü?
Hayır…
Sorunun sadece bir bölümü çözüldü. Yolun tamamı bitmediği gibi kamyon trafiğinin oluşturduğu çevresel yük, doğaya verdiği zarar ve ağır tonajlı araçların ilçeye etkisi de devam ediyor.
Aslında mesele yalnızca bozuk yollar değil.
Asıl mesele, İstanbul’un akciğeri olarak gösterilen Çatalca’nın ormanlarında faaliyet gösteren maden ocaklarının ilçeye ve doğaya etkisidir. Her gün yüzlerce kamyonun oluşturduğu trafik yükü, çevre kirliliği ve doğal yaşam üzerindeki baskı artık daha yüksek sesle tartışılmalıdır.
Belki de gerçek çözüm kamyonların hangi yoldan geçeceğini tartışmak değildir.
Gerçek çözüm, doğayı tehdit ettiği düşünülen maden faaliyetlerinin geleceğini masaya yatırmaktır.
Çünkü maden ocakları olmadığı gün ne kamyon kuyrukları kalacaktır ne de ağır tonajlı araçların bozduğu yollar.
Sayın Belediye Başkanı’na da buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Yollar bugün yapılmasa da olur; vatandaş bir süre daha bozuk yollara katlanır.
Ancak Çatalca’nın geleceği için gerçekten kalıcı bir eser bırakmak istiyorsanız, bütün enerjinizi maden ocakları meselesine verin. Gerekli girişimleri başlatın, ilgili kurumlarla masaya oturun ve bu ilçenin geleceğini ilgilendiren bu konuda öncülük edin.
İlçe merkezindeki trafik projesi beklediğimiz sonucu vermedi.
Kamyon güzergâhı değişikliği de sorunu tamamen çözemedi.
Şimdi Çatalca’nın ihtiyacı yeni bir güzergâh değil; cesur, uzun vadeli ve kalıcı bir vizyondur.
Çünkü bu ilçe günü kurtaran çözümleri değil, gelecek nesilleri koruyacak kararları hak ediyor.
Henüz yorum yazılmamış. İlk görüşü siz bildirin!
Fikir Belirt